Tavsiye Edilen Kitaplar


  • İhya-u Ulumid-din : Eserin Yazarı : İmam-ı Gazali
İnsanın hem dış hem de iç dünyasına seslenen bu eser, zâhir ve bâtın ilimleri uzlaştıran, fıkıh ile tasavvufu kaynaştıran eşsiz bir örnektir. Eserde şer’î ilimlerin arka planları üzerinde durulur. Klasik fıkıh kitaplarında yer alan bilgilerin ötelerine geçilir. İçerdikleri ruha, taşıdıkları manaya, vermek istedikleri mesajla dikkat çekilir. Fertten aileye, aileden çevreye, çevreden millete, milleten de ümmet ve insanlık câmiasına yansıması gereken etkileri değerlendirilir. Abdestin-namazın, zekatın-haccın, orucun-evlenmenin, alış-verişin, helâlin-haramın, yemenin-içmenin, özetle genelde maddi hayata yönelik kişiye ve sosyal hayatı ilgilendiren her olayın bir arka planı olduğu özenle yansıtılır. Bu dört ciltlik eserin her birinde 10 kitap olup toplam 40 kitaptan oluşmaktadır.

  • Mektubat-i Rabbani – Eserin Yazarı : İmam-ı Rabbani
İmam-ı Rabbani hazretlerinin en önemli eseri olan Mektubat’ın tasavvuf edebiyatında da herkes tarafından kabul edilen müstesna bir yere sahip olduğu bilinmektedir. İmam-ı Rabbani, din ile tarikat ve hakikatın ayrı şeyler olmadığını altını çizerek vurgular. Şeriat, tarikat ve hakikati birbirini tamamlayan unsurlar olarak gören ve bu anlayışı müslümanlar arasında yaymaya, hakim kılmaya çalışan bir kişiliğe sahip olan İmam-ı Rabbani’nin Mektubat’ı bu yönüyle de ayrı bir önem taşır. Biz de bütün müslümanlar ve özellikle de tasavvuf yolunu önemseyenler için vazgeçilmez eserlerden biri olan Mektubat’ın sahip olduğu bu müstesna yere uygun bir çalışma ile eseri okuyucularla buluşturmak istedik. Bu maksatla uzunca bir süre üzerinde çalışarak elinizdeki haliyle okurlara ulaştırdık. Bu kıymetli eserin, din ve tasavvufun doğru biçimde kavranarak yaşanmasına katkı sağlaması bizleri sevindireceği gibi bu katkının ahiretimiz için de önemli bir azık olacağına inanıyoruz. Eseri okuyarak istifade eden kardeşlerimizden bizleri de hayır dualarında unutmamalarını diliyoruz.

  • Dürretül Vaizin – Eserin Yazarı : Osman Hopavi
Resûlullah (s.a.v) Efendimiz, “Din nasihattir” buyurarak müslümanların birbirlerine hayır öğütte bulunmalarının ehemmiyetine işaret etmiştir. Bir mümin için öncelikler vardır. Bunların başında Allah Teâlâ´ya iman, ilk sırada yer alır. Tabiî ki Allah´a iman, sadece “inandım” demekle yerine gelmiş olmaz. Nitekim ayet-i kerîmede: “İnsanlar ´inandık´ demekle, imtihandan geçirilmeden bırakılacaklarını mı sandılar?” (Ankebut süresi (29), 2) buyurulur. İşte dinin Allah için nasihat oluşunun ilk basamağı Allah´a imandır. O´na şirk koşmamak, O´na kulluk ve ibadette ihlaslı davranmak, daima Allah´a itaat üzere olmak, O´na isyandan şiddetle kaçınmak, Allah için sevmek, Allah için buğz etmek, Allah´a itaat edene dost, isyan edene düşman olmak, Allah´ı inkar edenlerle cihad etmek, nimetlerine şükretmek, insanları bu sayılan vasıflara davet ve teşvik etmek, bütün insanlara nezaket göstermek; işte bunlar Allah´a imanın gereği ve dinin Allah için nasihat oluşunun îcabıdır. Müslümanın bütün söz ve davranışlarında bunların gereğini yerine getirmesi, hem dünyada hem de ahirette kendisine fayda verir. Hz. Ömer-i Fâruk (r.a), “Nasihatçileri olmayan ve nasihatçileri sevmeyen bir millette hayır yoktur.” buyurmuştur.Evet, bir müslüman olarak başta nefsimize sonra genişleyerek ailemize, akrabalarımıza ve tüm insanlığa nasihatçi olma durumundayız. Nasihat dinin direğidir. Resûlullah (s.a.v) pek çok hadisi şeriflerinde, Müslümanların başlarına gelecek en önemli afetin nasihati ve tebliği terketmek olduğunu vurgulamıştır. Nasihat, öğüttür, iyiliği emirdir, güzel ahlaktır. Nasihat İslam´ı, teslimiyet şuuru içerisinde edebiyle ve adabıyla yaşayıp insanların bunu yaşamasında rehber olmaktır.Nasihatçi olabilmek için İslam´ı güzel yaşamak, Allah Teâlâ´nın, Resûlullah´ın (s.a.v) emir ve yasaklarını iyi bilmek gerekir. Bunlar iyi bilinmediği takdirde nasihat fayda vermeyeceği gibi muhatabın yanlış bilgilendirilmesi de söz konusudur. O bakımdan nasihatçinin başvuracağı eserler son derece titiz hazırlanmış olmalıdır..

  • Geylani Tefsiri – Eserin Yazarı : Eşşeyh Esseyyid Abdulkadir Geylani (K.s)
Tarihçiler; Seyyid Abdülkadir Geylani’nin medresede verdiği dersleri esnasında kırk kadar orada hazır bulunduğunu, bu katiplerin onun verdiği dersleri kaydettiğini ve daha sonra bu yazılanların kitap haline getirildiğini kaydederler. Biz elinizdeki tefsirin de bu şekilde meydana getirildiği kanaatindeyiz. Yine tarihi kaynaklardan biliyoruz ki, Geylani Hazretleri “İmamu’l-ulüm” olan ceddi Hz. Ali’den aynı vasfı tevarüs etmiştir. Hazret bu vasfı sayesinde, on üç ilim dalında ders vermiş; bazı sure ve ayetlere çok değişik tefsirler yapmıştır. Mesela bugün elimizde onun yedi çeşit Fatiha Suresi tefsiri bulunmaktadır ve bunların hepsi de tefsir yani muhteva olarak birbirinden tamamen farklıdır. Bunun yanında, yine elimizde ona ait olup da birbirinden farklı olan Yusuf Suresi, Mülk Suresi, Nebe Suresi ve diğer bazı kısa surelerin tefsirleri mevcuttur. Bu durum, zahiri ve batıni ilimlerde öylesine derinliği olan birisi için aslında şaşılacak bir şey değildir. Zira kendisinin, Bağdat’a dışarıdan çözümlenmesi için gönderilmiş bir ibareye hiç fasıla vermeksizin kırk değişik anlam verdiği rivayet edilir. Abdülkadir Geylani; on üç ilim dalında ders vermekli kalmamış, Hadis, Tefsir, Fıkıh, Kelam ve Edebiyat gibi ilim dallarında çok mühim alimler de yetiştirmiştir. Onun meşhur halife ve talebeleri arasında, kendisinde Arafat’ta hilafet alan Ebu Medyen Şuayb el-Havari’yi, ömrünün son aylarında hazretin yanından hiç ayrılmayan İbn Kudame’yi, ünlü tarihçi ve alim Sem’ani’yi, kadı Ebu Ya’la el-Kebir’i, Hanbelilerin kadısı Ebu Ya’la es-Sağir’i, meşhur alim Abdulgani el-Makdisi’yi ve Nehru’l Kadiriyye adlı kitabımızda hayat hikayelerini anlattığımız üzere daha nicelerini sayabiliriz. Bu tefsirde de Hz. Pir’in derin, tamamen orjinal ve diğer tefsirlerden oldukça farklı üslubunu görmek mümkündür. Mesela, Besmele’nin, o surenin içeriğine göre 114 ayrı farklı tefsiri yapılmıştır ki, diğer tefsirlerde böyle bir şey yoktur. Yine bu tefsirde diğer hiçbir tefsirden alıntı yapılmamıştır. Bir ayetin tefsiri esnasında zaman zaman diğer ayet ve hadisler kullanılmakla birlikte, Hz. Ali ve İbn Abbas’ın dışında hiç kimseden de herhangi bir nakilde bulunulmamıştır. Yani tamamen orjinal bir tefsirdir. Bu hususta Fatiha Suresi’nin son iki ayetinin diğer tefsirlerden ne kadar farklı ve umumi bir mana ile tefsir edildiği açıkça görülebilr. Surelerin fatihaları (girişleri) ve hatimleri (sonuçları) da nev’i şahsına münhasırdır.

  • Müzekkin Nüfus – Eserin Yazarı : Eşrefoğlu Rumi
Anadolu halkının asırlardır elinden düşürmediği mevlid, Muhammediyye, Ahmediyye ve Mesnevi gibi temel kitaplardan birisi de Eşrefoğlu Rumi nin ‘Nefisleri arıtıcı’ anlamına gelen, Müzekki n-Nüfûz adlı eseridir. Eser geniş halk kitlelerinin anlayabileceği sade bir dilde yazılmıştır. Temel ve pratik öğütler içeren eser tarikat ehlinin vazgeçilmez bir el kitabı niteliğindedir. Müzekki´n-Nüfûs, bilhassa tasavvufi ahlâkın yüksek bir zümre diyebileceğimiz okur-yazar ve kültürlü tabakadan halk seviyesine inmesinde tahminlerin de ötesinde önemli bir rol oynamış olan değerli bir eserdir.

  • Riyazü’s Salihin – Eserin Yazarı : İmam Nevevi
“Hadis kültürü bakımından kendisine çok şey borçlu olduğumuz İmam Nevevi ve onun “Riyazu’s-Salihin” adlı eseri Hadis alanında müstesna bir yere ve değere sahiptir. İmam Nevevî, bu eserini bazı prensiplere bağlı kalarak hazırlamıştır. Bu prensiplerini, kitabının önsözünde belirtmiştir. Bu özellikler, özetle şunlardır: .İzlenecek en doğru yol, öncekilerin ve sonrakilerin efendisi ve en şereflisi Hz. Muhammed (s.a.)’den sahih olarak bize kadar intikal eden hadisleriyle edeplenmektir. .Bu muhtasar kitap, meşhur sahih hadis kitaplarından seçilmiş, mana ve içerikleri açık ve delaletleri kesin hadisleri kapsamaktadır. .Hadislerin içerisinde yer alan kelimelerden, açıklanmasına ihtiyaç duyulanlar kısaca açıklanmıştır. Gerektiğinde kelimenin nasıl okunduğunu göstermek için hareke işaretleri ve hangi harflerden oluştuğu belirtilmiştir. Anlamlarında kapalılık bulunan kelime ve tabirler açıklanmıştır. .İmam Nevevî’nin “Riyâzu’s-Sâlihîn” adlı eseri, kişiyi; ahirete yöneltecek, batınî ve zahirî edepleri elde etmelerini sağlayacak, korkutma ve müjdelemeye teşvik ederek zühde yönlendirecek, insanların gönüllerini kötülük ile çirkinlikten alıkoyacak, vücut organlarının korunup manevî eğrilikleri gidermeyi sağlayacak sahih hadislerden meydana gelen muhtasar bir kitap hazırlamayı hedeflemiştir. İmam Nevevi ve “Riyazu’s-Salihin” adlı eseri bu gayeyi gerçekleştirmiş görünüyor ki bu eserin uzun yıllardır okurun elinden düşmemesi bunun delilidir.”

  • Kalplerin Keşfi – Eserin Yazarı : İmam-ı Gazali
Allah (C.C.)’a hamdü senâ, Resûlüllah (S.A.V.) Efendimize, Âl ve Ashâbına Salâtü selâm olsun. Mükâşefetül Kulûb mevzuu i’tîbariyle tasavvufî bir eserdir. Mahiy-yet i’tibariyle kalbleri hassas bir İslâmi hayata sevketmeyi, oraya saf bir İslâmı hayatı dercetmeyi istihdaf eden bir eserdir. Başka bir tabirle anlatmak gerekirse Mükaşefetü’l Kulûb bir «Kalbleri ihyâ» kitabıdır. Durumlarını tesbit ve keşfedip aralıyarak, ortaya çıkararak ıslâha çalış-mayı öğreten bir eserdir. Esasen tasavvuf denince de akla ilk gelen, erbabınca, bu ma’nâ olur. Tasavvuf kalb ile meşgul olan bir ilimdir. Ma’lûmdur ki, kalb nasıl olursa dış a’zâ ve yaşayış da ona uygun bir manzara arzeder. Allah Teâlânın, her kulun kalbini günde bir kaç kere kontrol ettiği hadisinin manâsına i’tibarla tasavvufta amellerin zuhur mahalli olan kalb ele alınmıştır. Bu her İslâm âliminin, Hakka ubâdiyyete kendini adamış her âbid ve zâhidin başta ya da sonda yaşadıkları bir hayat tarzıdır. Cenâb-ı Hakkın her gün ziyaret ettiği kalb hiç şüphesiz ki temiz olmaya lâyıktır. Çünkü bu kulun, Rabbına karşı (kölenin efen-disine misali) bir edeb kaidesidir. Edebi olmayan bir kulun Rabbı yanın-da i-‘tibarı olmaz. Halbuki bir köle için gaye ,efendisinin teveccühünü kazanmasıdır. Kulun saadet ve huzuru da buna bağlıdır. Bu bakımdan kalb, kalblerin keşfi ve hallerinin bilinmesi (Mükâşefetü’l-Kulûb) gayet mühimdir. İmâm-ı Gazâli ve benzeri âlimler bugün semeresine her zaman-kinden fazla muhtaç olduğumuz kalb ile ilgili böyle bir çalışmayı asır-larca önce yapmışlar ve bu sahada eserler yazmışlardır. Ancak bu gibi âlimler böyle eserleri yazmadan önce ya da yazarlarken mevzuu bahs olan tasavvufi hayatı yaşamışlardır. İmâm-ı Gazâli bu zatların başla-rında gelir. Eserleri diğer tasavvuf erbâbına nazaran kuvvetli bir İslâm kültürünü ihtiva eder. O her tasavvufi mevzûu İslâmın başlıca kültürü olan Âyet ve hadislerle ele almıştır. Âyet ve hadise uyacak tarzda işle-miştir. Mes’eleyi İslâm kültürü ile bağdaştırmıştır. Bu bakımdan o, ilim adamları arasında diğer mevzularda olduğu gibi bu mevzuda da güven ve i’tibarca başta gelir. Okuyucu halk için de bu böyledir. Denebilir ki: Eserleri en dikkatli, en çok okunan bir İslâm âlimidir. İmâm-i Gazâlinin her eseri hemen hemen aynı kıymeti hâizdir. O bu sahadaki her eserini ilmî bir otorite ve tasavvufî bir sâfiyetle yazmıştır. En büyük eserlerinde küçüklerinin ve en küçük eserlerinde de büyük-lerinin hulâsasını bulmak mümkündür Eserlerindeki her mevzuu ben-zerlerinden daha güzel şekilde işlemiştir. Bütün bunlar da üstün bir zekâ, yüksek bir İslâm kültürü, derin bir tasavvuf ve temiz bir İslâmi ya-şayıştan ileri gelmiştir. H. 450/505 – M. 1058/1111 tarihleri arasında Horasan’ın (İran) Tûs kasabasının Gazâl Köyünde doğup yine aynı yerde vefat eden Huccetül İsiâm İmâm Ebû Hâmid Muhammed b. Muhammed b.muhammed ei-Ga-zâli (Rahmetullâhi Aleyh) nin ikiyüz civarında eseri bulunduğu kaynak-larda zikredilmektedir. Takdim ettiğimiz «Mükâşefetü’l Kulûb» Onun yukarıda arzettiğimiz kıymetli eserlerinden biridir. Başta da ifade ettiğimiz gibi (Mükâşefetü’l-kulûb): Kalbin iyi ve kötü durumlarını açıklayıp bunlara karşı alınacak tedbirleri, çareleri bildirip bir Müslümanın nasıl bir hayata sahip olması gerektiğini anlat-maktadır. Merhumun her eseri gibi bu eserinin de dikkatli okunarak ona göre yaşayışı tanzim etmek gerekir. Tevfik ve hidâyet Allahtandır.

  • El- Fethu’r Rabbani – Alemlerin Anahtarı : Eserin Yazarı – Eşşeyh Esseyyid Abdulkadir Geylani (K.s)
Kadiri yolunun büyüklerinden ünlü mutasavvıf Abdülkadir Geylani hazretleri tarafından yazılan eser Alemlerin Anahtarı adıyla tercüme edilmiştir.Kitap Abdülkadir Geylani hazretlerinin müridlerine yapmış olduğu çeşitli konulardaki altmış iki sohbetten meydana gelmiştir. Abdülkadir Geylani hazretlerinin künyesi Ebu Muhammeddir.1077 senesinde İran’ın Geylan şehrinde doğmuştur.Nesebi Hz.Peygamberin torunu Hz. Hasan’a dayanır.On sekiz yaşında tahsil için Bağdat’a gönderilmiş olan Abdülkadir Geylani hazretleri Kadı Ebu Said el-Mübarek’in elinden sufilik hırkasını giydikten ve 1127 senesinde Yusuf Hemedani’nin kendisini irşad etmesinden sonra bu şehirde vaaz vermeye başlamıştır.Daha sonra tekrara vaaz vermeye başlayacağı döneme kadar Kerh kasabasında inzivaya çekilmiş ve yirmi beş sene sürekli ibadetle meşgul olmuştur.Kısa zamanda sayısız müridi olmuş ve şöhreti bölge sınırlarının dışına taşmıştır.1165 senesinde Bağdat’ta vefat etmiş orada defnedilmiştir.

  • Sahih-i Buhari – Eserin Yazarı : İmam-ı Buhari
“Sözün en hayırlısı, Allah’ın kitabıdır. Yolların en doğrusu da, Muhammedi’nin yoludur. İşlerin en kötüsü, sonradan çıkarılanlarıdır” (Müslim Cuma 43 (867); Nesai, İydeyn 22; İbn Mace, Mukadd,me 7(45); Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/319, 338, 371) Fesahat ve belagat yönünden tüm incelikleri en üst seviyede ihtiva ettiği, ya pek açık şekilde veya işaret yoluyla her şeyi açıkladığı için sözlerin en güzeli, en hayırlısı ve en doğrusu Allah’ın kelamı, Kur’ân-ı Kerim’dir. Verdiği haberler ve işaret ettiği gerçeklerin doğruluğu açısından en doğru (=asdak) (Nahl: 16/87); koyduğu kaidelerle inananların dünya ve ahiret hayatları ve iki cihan mutluluklarını temin bakımından en hayırlı (hayr) olan Allah kelamı, söyleyiş olarak edebi açıdan da en güzeldir. Öylesine güzel ve farklıdır ki, bu konu da bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur: “Allah kelamının öteki sözlere üstünlüğü gibidir” (Tirmizi, Sevabu’l Kur’an 25; Darimi, fezallu’l Kur’an 6)

2 yorum

  1. Allah emeği geçen herkesten razı olsun.EFENDİMİZİ büyüklerimizi başımızda daim kılsın beraber kılsın…

  2. Allah razı olsun. Hayırlı calısmalar…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

 

Scroll To Top