TARİKATDA MANEVİ TERBİYE ve ÖNEMİ


III – TARİKATDA MANEVİ TERBİYE ve ÖNEMİ


[bs_collapse] [bs_collapse_item title=”MÜRŞİD-İ KAMİLİN MÜRİDLERİNE KARŞI VAZİFELERİ VE HALLERİ NELERDİR” active=”active”]Mürşid-i kâmil, mürid olsun olmasın çevresindeki bütün insanlara merhametle, mütevazi, alçak gönüllü ve güler yüzle muamele etmelidir. Aynı zamanda, çevresindeki bütün insanların hali ile tek tek hallenmeli, yerine göre çocukla çocuk, gençle genç, yaşlı ile yaşlı olabilmeli ve onların seviyesine uyabilmelidir. Karşısına aldığı müridinin fıtrat, yaradılış hallerini, halet-i ruhiyelerini manevi basireti ile anlayabilmelidir. Etrafındaki insanların kendisini örnek bir insan kabul edebilmeleri için o da kendi yaşantısında her yönüyle Resulullah (s.a.v.) Efendimizin yaşantısını örnek almalı ve yaşamaya çalışmalıdır. Devamı için tıklayınız.. [/bs_collapse_item] [bs_collapse_item title=”MÜRİDİN ŞEYHİNE VE TARİKATINA KARŞI VAZİFELERİ VE HALLERİ NELERDİR” active=”active”]Daha evvel de bahsi geçmişti. Herhangi bir tarikata girip bir mürşidden ders almaya karar veren müridin her şeyden evvel doğru olması doğruluğu kendisine şiar edinmesi şarttır. Yani bu işin, bu yolun başlangıcı doğruluktur diyebiliriz. Nitekim Cenab-ı Hakk Zül Celal Hazretleri Resulü’ne dahi ”Ey Habibim sana emrolunan yolda doğru istikamette ol.” diye vahyetmiştir. Müridin istikameti de dosdoğru olmalıdır ki tarikatına, şeyhine ve bütün insanlığa hizmet edebilsin. Devamı için tıklayınız..[/bs_collapse_item] [bs_collapse_item title=”İSLAM ‘DA TASAVVUF VE TARİKATLARIN YERİ” active=”active”]Tarikat, tasavvuf ve müridlikle ilgili açıklık getirilmesi gereken bir başka konu da, günümüzde bir kısım insanların, “Resulullah (s.a.v.) Efendimiz zamanında tarikat ve müridlik diye bir şey yoktu, bu olgular sonradan oluştu” iddiaları ile gündeme getirdikleri konudur. Bizler de bu yazmış olduğumuz kitabın her kesimden insan tarafından okunabileceğini düşünerek böyle bir konunun insanların akıllarını ne denli karıştırdığının da bilincinde olduğumuzdan artık bu karışıklığın, bu asılsız iddiaların ortadan kalkması için, ortadan kalkmasa bile bu kitabı okuyan kardeşlerimizin bu iddialarla karşılaştıkları zaman gerçek sizin dediğiniz şekilde değil, gerçek bakın bu şekildedir, diyebilmeleri için açıklık getirmeye dilimizin döndüğü, kalemimizin yazabildiği kadar aktarmaya çalışacağız. Devamı için tıklayınız..[/bs_collapse_item] [bs_collapse_item title=”GERÇEK BİR MÜRŞİD-İ KAMİLE BAĞLANMANIN ÖNEMİ VE GEREKLİLİĞİ” active=”active”]Kâmil bir şeyhten ders almak ona intisab etmek, sefere çıkan her insana daha önceden bu sefere çıkmış tecrübeli bir rehber nasıl şartsa aynı şekilde tüm insanlara böyle bir kâmil insana intisab etmek tabi olmak da şarttır diyebiliriz. Çünkü tasavvuf yolu, tarikat yolu Allah’a giden yolda sefere çıkmak demektir. İnsanoğlu tümüyle topyekun seferde olduğunun farkında olsa, bu seferden dönüşün olmadığını bilse, seferin neticesinde karşılaşacağı akıbetinin bilincinde ve korkusunda olsa, Cenab-ı Hakk’ın “Dönüşünüz ancak bizedir” emr-i ilahîsinin farkına varsa, kâmil mürşidlere intisab etmenin, bu manevi rehberlerin kadir, kıymetini ve önemini de hemen kavrar ve bu rehberlerin yanından bir an bile ayrılmazlar. Devamı için tıklayınız..[/bs_collapse_item] [/bs_collapse]

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

 

Scroll To Top