TARİKAT NEDİR

[bs_collapse] [bs_collapse_item title=”ŞERİAT VE TARİKAT NEDİR ?” active=”active”]Günümüz insanlarının çoğu birbirlerine hep sorarlar: tarikat nedir? Dinimizdeki yeri neresidir? Herhangi bir tarikata girmek şart mıdır? Tarikatların ne olduğunu kâmil manada anlamak için, ilk önce şeriatın ne olduğunu bilmek gerekir. Allah’ın (c.c.) şeriatını tam manasıyla içine sindirmiş bir insan, kabullenmiş bir insan tarikatın eksikliğini kendi bünyesinde zaten hissetmeye başlar. Çünkü Allahu Teâlâ’nın nizamını, şeriatını içine sindirip kabullenen her insanda bu nizamı hayata geçirip, yaşayıp yaşatması gereği hasıl olur. İşte tarikat da, bu nizamı, bu şeriatı en iyi şekilde takva üzere hayata geçirip yaşama şeklidir. Devamı için tıklayınız..[/bs_collapse_item] [bs_collapse_item title=”HERHANGİ BİR TARİKATA GİRMEK ŞARTMIDIR ?” active=”active”]Bu soruya gelince, insan manevi açıdan olgunlaşmak, nefsinin heva ve heveslerinden kurtulmak, kendi içini temizlemek, şeriatı kâmil manada yaşayıp yaşatmak mana aleminde yükselmek niyetinde ise, şarttır. Tarikat, kulların toplum hayatında, aile hayatında, iş hayatında kısaca her sahada Yaradanından korkması, yüreğinin O’nun adı anıldığında bile titremesi halidir. Sözün özü her gönüle manevi bir jandarma manevi bir bekçi koyma halidir. Hal böyle olunca hangi insan bunu istemez? Hangi insan buna karşı çıkabilir. Onun için şeriatın inceliklerini bilmek isteyen her insan için bir tarikat yolu şarttır diyebiliriz. Devamı için tıklayınız..[/bs_collapse_item] [bs_collapse_item title=”TARİKATA NASIL GİRİLİR ?” active=”active”]Tarikat, yolu murad etmekle başlar. Zaten mürid demek murad eden demektir. Daha sonra -önceden bahsettiğimiz gibi- Şeriat Üniversitesini bitirmiş bir profesörün (Mürşid-i Kâmilin) eteğine yapışmak ve onun derslerine katılmakla devam eder. On iki hak tarikat ve bunların çeşitli kolları vardır. Bunların bir kısmı günümüze kadar ulaşmamış ve yine bir kısmı da özünden koparılarak yani tahrif edilmek sureti ile gayesinden saptırılmak istenmiştir. Ancak yine de gerçek ve hak olan tarikatların ve onları canları pahasına yaşatmaya çalışan mürşid-i kâmillerin bugüne dek Elhamdülillâh varlıklarını koruyabilmeleri büyük bir sevinç ve övünç kaynağımızdır. Devamı için tıklayınız..[/bs_collapse_item] [bs_collapse_item title=”ABDULKADİR GEYLANİ KS. HAZRETLERİ VE KADİRİ TARİKATI SİLSİLESİ” active=”active”]Her toplumun manevi bir büyüğü bir manevi başı vardır. Bu baş o topluluğun kutbudur. Bütün zahirî ve manevi olgunluğu şahsında toplamış olan bu kutuba GAVS denir. Her devirde bir tanedir. İşte kendi devrinin, kendi asrının en büyüğü, Gavsül-Azam’ı da Abdülkadir Geylani Hazretleridir. Devamı için tıklayınız..[/bs_collapse_item] [bs_collapse_item title=”TARİKATI KADİRİYENİN HALİSİYE KOLUNA NASIL İNTİSAP EDİLİR ?” active=”active”]Bu yola dahil olmak, bu kervanâ katılmak isteyen herhangi bir Müslüman kardeşimiz temiz bir kalple, dürüst bir niyetle, abdestli olarak, bize ya da zikir çektirmekle, ders vermekle görevli erkek ve kadın kardeşlerimize şahsen başvuruda, talepte bulunurlar. Biz de kendilerine tarikata ilk giriş dersini tarif ederek veririz. Burada açıklamamız gereken iki şey var. Devamı için tıklayınız..[/bs_collapse_item] [bs_collapse_item title=”MÜRŞİD-İ KAMİLLERİ NASIL TANIYACAĞIZ VE MÜRŞİDLERİN SIFATLARI NELERDİR ?” active=”active”]İsimlerinden de anlaşıldığı üzere mürşid-i kâmil, maddi manevi olgunluğu bünyesinde toplamış Ümmet-i Muhammed’i Hakka davet ederek hak yoldaki gerçekleri gösteren, insanları irşad edebilecek zahirî ve batınî ilme sahip olan kişilere denir. Onların tek talip oldukları şey “Hakk”tır. Onlar her şeyleri ile Hakka aşıktırlar. Onun rızasından bir an bile ayrılmazlar. Onlar maddi ve manevi cömert insanlar olup kimseden bir şey saklamaz ve kıskanmazlar. Onlar sabır abidesi gibidirler. Bütün bela ve musibetlere tahammül ederler. Devamı için tıklayınız..[/bs_collapse_item] [bs_collapse_item title=”BİR MÜRİDDE BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER ?” active=”active”]Tarikata giren bir müridin her şeyden önce doğru olması gerekir. Çünkü bütün tarikatların temelinde doğruluk yatar. Doğruluğu kendine şiar edinmeyen bir mürid hiçbir yere varamaz. İlk önce hakkı ve doğruluğu benimsemek ve yaşamak gerekir. Gerçek tarikat şeyhleri hiçbir zaman müridlerine zor, aşılması, gidilmesi, varılması imkansız yollar göstermemişlerdir. Aksine en kısa ve en doğru yolu gösterip onu yaşatmaya çalışmışlardır. Devamı için tıklayınız..[/bs_collapse_item] [/bs_collapse]

 

 

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

 

Scroll To Top