Takva Sahibi Olmak

ZZ-TKVİslam takvayı emreder. Haramlardan ve şüphelilerden sakınmayı emreder. Haramlardan, şüphelilerden kaçınmayan kimsenin akıbeti cehennemdir.

Takva; öncelikle insanlara zulmetmeyi bırakmakla olur. Zalimler, tağutlar takva sahibi olamazlar. Günahların büyük, küçük ayırmaksızın hepsinden sıyrılmak lazım. Günahların zahirî olanları yanında kalbî olanları vardır. Onları da terketmek lazımdır. Zira kalb günahları, günahların aslıdır, anasıdır, tohumudur. Dışta görülen günahların tümü kalpten çıkar. Gösteriş, iki yüzlülük, kendini beğenmişlik, kibir, hırs, tamah gibi. Menfaatinin kaybolmasından korkarak İslam’a sırt çevirmek için kişinin menfaat sevgisinin daha üstün gelmesi gerekir. Mevki makam ümidiyle kâfirlere yaltaklanmak ve onlara destek olmak da sonuç da makam sevgisindendir. Sevginin yeri de kalptir.

Bu günahlardan sıyrılmanın ve takvaya ulaşmanın yolu, nefsin arzularına gem vurmak ve mürşide intisab etmektir. Takvanın özü; Yüce Allah’ın idaresini istemek, onun dışında hiç bir şeye talib olmamaktır. Cüneyd-i Bağdadî (ks):

“Kurtulanlar, ancak Yüce Allah (cc)’a tam teslimiyet ve ilticayla kurtulmuşlardır” demiştir.

Takva; nefsimizi, ailemizi, toplumumuzu ve bütün insanlığı Kur’an’ın hükmüne teslim etmektir… Takvadan başka kurtuluş yoktur.

Hz. Ebubekir (ra)’ın bir kölesi vardı. Çalışıp yevmiye alırdı. Bir gece yemek getirdi. Yemeğin nereden kazanılıp getirildiğini daha önceleri mutlaka sorduğu halde bu defa sormadı. Hz. Ebubekir bir lokma yedi. Ancak aklına gelince hemen sordu nereden kazanıldığını. Köle o yemeğin cahiliye de iken yaptığı efsun ve kehanetin ücretiyle hazırlandığını söyledi.

Bunu duyan Hz. Ebubekir (ra); “nerede ise helak olacaktım” dedi ve yuttuğu lokmayı kusarak çıkarmak için elini boğazına götürdü. Fakat lokma bir türlü çıkmadı.

Yanındakiler onun su ile çıkacağını söyleyince bir tas su istedi. Onu içti ve nihayet kustu. Kendisine; “Ey Ebubekir, bütün bu meşakkat bir lokma için miydi?” denilince o şöyle cevap verdi;

“Şayet bu lokma başka türlü değil de canım pahasına çıkacak olsaydı yine onu çıkarırdım. Ben, Allah Resulü (sav)’in, ‘Bir cesed ki haramdan gelişmiştir. Ona en layık olan etiştir’ derken işittim de bu lokma ile vücudumda herhangi bir zerrenin gelişmesinden korktum.”

Aynı hassasiyete sahip misiniz? Nereden kazanıyorsunuz? Nereye harcıyorsunuz? Çocuklarınıza neler yediriyor, neler giydiriyorsunuz? Neredesiniz? Nasılsınız? Vücudunuzun temel taşlarının harcı ve mahiyeti nedir, hiç düşündünüz mü?

Takvaya ulaşmanın yolları çoktur..

Eşşeyh Hacı Hafız Mustafa ÖZGÜR (K.s)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

 

Scroll To Top