Rabıta-i Şerif (Cenab-ı Hakk ‘tan Şeyhine Kadar Düşünme Hali)

Allah Islamic WallpaperTarikata girmiş bir mürid, bu uzun yolda kendisini nefsinin heva ve heveslerinden, kötü hasletlerinden koruyabilmesi bu yolda yürürken yakıcı ve yırtıcı yaratıklara yem olmaması için her an her dakika şeyhiyle mürşidiyle gönül gönüle olması gereklidir. Çünkü mürid, yabancı olduğu bu yolda nerede, ne zaman, ne ile karşılaşacağını bilmez. Bu yüzden ona bu yolda elinden tutacak, karşılaşacağı kötü şeylerden koruyacak bir rehber, bir vesile lazımdır. O da şeyhidir, mürşididir. Mürid şeyhini öyle rehber edinip ona öyle bağlanmalıdır –ki yukarıda da belirttik- her an her dakika onunla gönül gönüle olmalıdır. Madde ve mana aleminde bir an bile şeyhinden uzaklaşmamalı ve ondan kopmamalıdır ki hedeflediği menzile ulaşasabilsin.

En büyük ihsan Allahu Teâlâ’yı görüyormuş gibi ona ibadet etmektir. Biz onu göremezsek de o bizi daima görür ve gözetir. Bu durumda müridin hedeflediği menzil, her an Allah’ı görürcesine ibadet, taat ve Allah ile yakınlaşma ise, işte burada mürşid devreye giriyor. Onun Allah’a ulaşmasında vesile oluyor. Özetle rabıta “Rabt” olmak, yakınlaşmak, kaynaşmak, bütünleşmek demektir. Tek başına bir menzil alamayacağını anlayan müridin her an uyanıklık içinde şeyhiyle olan gönül bağını koparmayıp onun yardımı ve himmeti ile menzile varmasına rabıta denir.

Rabıtanın yapılış şekline gelince, yine aynı tefekkürdeki gibi gözler kapalı bir şekilde; “Şu an Allah’ın huzurundayım ben onu göremezsem de o beni görüyor ve gözetiyor. Allah’ın rızası Resulullah (s.a.v.) Efendimizin şefaati tarikattaki bütün pir ve meşayihlarımızın himmeti ve mürşidimin yardımı ile bu yolda yürümeye, ilerlemeye çalışacağım” diye düşünmekle yapılır.

“Her an şeyhim karşımda eli elimde Allah (c.c.) dan Resulullah’dan (s.a.v.) pir ve meşayihtan gelen manevi himmet ve manevi cereyan onun yani mürşidimin kalbine akıyor, geliyor. Ondan da benim kalbime varıyor.” Bu şekilde gözler kapalı olarak yapılır.

Seyyid Abdulkadir Geylani (k.s.) Hazretleri “Fuyuzatı Rabbaniyye” adlı eserinde, mürid için rabıtanın çok önemli olduğunu öyle ki, müridin zikrindense rabıtasının kuvvetli olması gerektiğini vurguluyor. Zira mürid şeyhiyle gönül bağlarını kuvvetlendirdiği nispette feyzi artar. Allah’a yaklaşır ve kısa bir zaman zarfında hedefine ulaşır. Şeyhi mürşidi, müridine Cenab-ı Hakk’a vasıl olmada bir vasıtadır. Mürid bu vasıtanın, vesilenin kıymetini bilmeli. Çünkü bu vasıtayı kaçırırsa ve vesilesiz tek başına bir yere varması mümkün değildir.

Cenab-ı Hakk (c.c.) bizleri bu vesilelerden kendisine varan bu vasıtalardan ayırmasın. Amin.

Eşşeyh Hacı Hafız Mustafa ÖZGÜR (K.s)

Bir yorum

  1. Allah şeyhden razı olsun amin.. himmeti üzerimizden eksik olmasın amin.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

 

Scroll To Top