Namazda Tadili Erkan

reklam-arasi-namaz-0O müminler kurtuldular felaha erdiler, felaha kavuştular. Ki namazlarını huşu ile kılar ve zekatlarını da verirler.” MUMİNUN: 1-3

Namazı huşu ile, güzel gönülle kılanlar kurtuldu. Şöyle bir göz atıyorsun huşu ile namaz kılan kişi binde bir tane ya var ya yok. Dikkat buyurun ya var, ya da yok. Huşu ile namaz kılan binde bir kişi dahi bulamazsın. Bakınız şöyle bir anlık huşu giriyor kalbine bir anlık. Kıyamda durduğun zaman kafanı dünyadan çekiyorsun. Aklını kalbini dünyadan koparıyorsun. Allah ve Resulünü ahireti düşünüp ölümü düşündüğünde, bir anda bakıyorsun ki vücudundaki tüylerin diken diken olmuş vücudun ürperiyor. Huşu bu. Ama bu huşu senin vücuduna kaç saniye kaç dakika geliyor.

Cenab-ı Hak buyuruyor ki; namaz kıldığınız zaman huşu ile namaz kılın ki kurtulasınız, felah bulasınız. Çünkü kurtuluş O kadar zor ki, ahiret alemi o kadar çetin ki, başarabilene ne mutlu. Uzun bir yolculuk. Bu uzun yolculuğa azık lazım. Bu uzun yolculuğa amel-i salih lazım.

Peygamberimiz (sav) buyuruyor ki:

“Öyle namaz vardır ki, kişiye yorgunluğundan başka bir şey kalmaz. Öyle oruç da vardır ki, kişiye açlığından, susuzluğundan başka bir şey kalmaz.”

Neden? Namazından çalar, hırsızlık yapar. Namazdan nasıl çalınır? Namazda sarığınla, sakalınla, elbisenle oynarsan, pantolonun ütüsü bozulmasın diye yukarı aşağı çekersen namazdan çalmış olursun.

Mescidde bir kişi namaz kılarken sakalıyla, elbiseyle oynuyormuş. Peygamberimiz (sav), o kişiye bakmış ve yanındakilere:

“Eğer bu kişinin gönlünde huşu olsaydı, bütün vücudunda azasında da huşu olurdu. Sakalıyla oynamazdı.”

Sahabe ve tabiîn el bağlayıp Cenab-ı Hakk’ın huzuruna kıyama durdukları zaman kuşlar, serçeler, güvencinler onların başlarına konarmış. Onlar rükuya vardıkları zaman kuşlar onların sırtlarına konarmış. Onları bir ağaç, cansız bir taş zannederlermiş. Ama biz ne yapıyoruz? Namazda tanzarayı oynuyoruz. Sağa bakıyoruz, sola bakıyoruz. Rükuya eğilip subhane rabbiyel azim derken bir bakıyorsun yanındaki müslüman dönmüş yüzüne bakıyor. Ne bakıyorsun benim yüzüme? Niye? Bilmiyor. İslam’ı bilmiyor. Kur’an’ı bilmiyor. İlmihali bilmiyor. Dini bilmiyor. Bizim cehaletimiz burada.

Şimdi bazı yerlere gidiyorum. Cemaat çok takva ehli görünüyor. Namazda başkasının kusurunu arıyor. ‘Hocam, bunlar namazı yanlış kılıyor’ buyuruyorlar. Eğer sen namaza dururken o namazı kılanın kusurunu görüyorsan, asıl sen namazda değilsin. Eskiden Peygamberimizin arkasında namaz kılan sahabe, tabiîn öyle kıyamda durmuş ki, kuşlar, kargalar, serçeler, güvercinler onların omuzlarına, başlarına konmuş, onları bir ağaç, bir taş zannetmiş, insan olduklarını farketmemişler. Namaza böyle duran bir müslüman yanındaki yalnış kılanın kusurunu nasıl görebilir? Yapmayın bunu, yapmayalım bunu. Sen o zaman namazda değilsin. O zaman sen namaz kılmıyorsun. Başkasının kusurunu arıyorsun. O namaz Allah indinde kabul edilmez.

Aman başkalarında kusur aramayalım. Sakın ha. Sen kendine yetersin. Senin hataların sana yeter, başkalarını düşünmene gerek yok. O sana kâfi gelir. Yeter de artar da. Sen üstelik bunun yanında başkasının kusurunu arıyorsun. Bir de başkalarının hatasını yükleniyorsun. O insanlardan eyleme bizi ya Rab! Zaten biz eğer doğru dürüst namaz kılmış olsak, huşu ile Allah’ı zikretmiş olsak, huşu ile Allah’a bağlansak Allah bize çift kanat takar uçurur havada. Namazı kılamıyoruz. Kılamadığımız gibi de onun yanında kötülüklerden vazgeçemiyoruz. Efendimiz (sav) buyuruyor ki:

-“Eğer musalli bir müslümanın ibadet ve namazı onu kötülüklerden alıkoymuyorsa o namaz onu Allah’tan uzaklaştırmaktan başka bir şeye yaramaz.” Eğer bir insan namaz kılıyor kötülük yapıyor, namaz kılıyor yalan söylüyor, namaz kılıyor faiz yiyor, namaz kılıyor gıybet ediyor, namaz kılıyor iftira atıyor, caminin önünde oturuyor herkesin aleyhinde dedikodu yapıyorsa bu kıldığı namaz değildir. Bu namazın zerre kadar, sivri sineğin kanadı kadar Allah indinde değeri yoktur. Namazın seni kötülüklerden alıkoymalı. Namazında ve tüm işlerinde samimi ve ihlaslı olman lazım.

Halis, saf bir müslüman olman lazım. Bazı müslümanlara saf müslüman dediğin zaman kızıyorlar. ‘Ben deli miyim?’ diyor. Keşke Allah, beni o saf müslümanlardan eylese. Saf müslüman demek deli demek değildir ki. Yani süzülmüş, süzme bal gibi gerçek müslüman demek. Allah, bizleri de o müslümanlardan eylesin. Kendini Kur’an’a göre ayarlayacaksın. Kendini Sünnet’e göre ayarlayacaksın. Bunun dışındaki hayatın batıldır. Dilini gıybete kaydırıyorsun. Kalbini bir müslüman kardeşine düşmanlığa sevkediyorsun. Ayaklarını kötülüklere kaydırıyorsun, kötü yollara yönlendiriyorsun. Sen doğru, samimi bir müslüman değilsin. Yamuk yumuk bir müslümansın. Namazını da kılsan, orucunu da tutsan yorgunluktan, açlık ve susuzluktan başka bir şey kalmaz sana. İşte kişiyi kötülüklerden arındıran, saflaştıran arındıran şey namazdır.

Eşşeyh Hacı Hafız Mustafa ÖZGÜR (K.s)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

 

Scroll To Top