Müridin Tarikata Bağlı Olmayan İnsanlara Karşı Edepleri

Müridin Tarikata Bağlı Olmayan İnsanlara Karşı Edepleri

–    Mürid yabancılarla sohbetinde onlardan sır saklamalıdır. Onlara şefkat ve merhamet gözü ile bakmalıdır. Onların mallarına göz dikmemeli, kendilerine bırakmalıdır. Özellikle tarikat sırlarını onlardan saklamalıdır.

–    Onların yersiz hareketlerine (eleştirilerine) karşı sabırlı olmalıdır. Mümkün olduğunca onlarla senli benli olmayı, hoş beş etmeyi kesmelidir.

–    Kendisini onlardan daha üstün ve faziletli biri olarak görmemelidir. Kendi kendine şöyle demelidir: ‘Onlar selâmette olan kişilerdir. Allah (c.c.) onların günahlarını ola ki bağışlar, ben kendi halime bakayım.’ Kendisine devamlı şu telkinde bulunmalıdır: ‘Sen darda olanlardansın. Büyük küçük her şeyden hesaba çekileceksin. İnsanları bırak ta kendi haline bak.’

–    Mürid yabancılarla sohbet ve ilişkilerinde çok dikkatli davranmalıdır. Allahu Teala cahilin bir günahını bilmeden cehaletinden dolayı yaptığı için bağışlayabilir. Ama aynı günahı bilen biri işlediği zaman iş değişir. Avamdan sayılanlara kimse aldırış etmez. Ama seçme zatların hatasına bakılır. O kişiler ne yaparsa göze gelir.

–    Mürid zenginlerle sohbet ederken: Üstün görünmeli, onların elinde bulunanlara göz dikip birey beklememelidir. Hasılı onların zenginliklerinden dolayı kalbinde her ne var ise onu çıkarıp atmalıdır. Abdulkadir Geylani Hazretleri mürid, olana şöyle sesleniyor:

    Zenginlerden bir şey elde edebilmek için önlerinde eğilme ki, dinini koruyasın. Nitekim bu manaya gelen bir hadisi şerifte Resulullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Bir kimse bir zengine onun elindekilerden bir şey elde etmek için önünde eğilir ise dininin üçte ikisi gider.” Dini noksanlaştıran işlere düşmekten Allah’a (c.c.) sığınırız. Bazı kimseler vardır ki onlarla sohbet etmek, dini bozar, din bağları onların sohbeti ile kopar. İman nuru dahi onların mallarının aydınlığında söner gider. Bütün bunlardan Allah’a (c.c.) sığınırız.

–    Zengin müridlerin edebi de şöyle olmalıdır: Fakirlere sürekli iyilikte bulunmalıdır. Bu da keseden onların haklarını çıkarıp vermekle olur. Kalbini mallarından arındırmalıdır. Kendisinin o mallara bir başkası tarafından vekil edildiğini unutmamalıdır. Kendisini hiçbir zaman o mallara sahip bilmemelidir.

–     Fakir müridin edebi ise şöyle olmalıdır: Kalbinden zenginlik arzusunu çıkarmalıdır. Kalbine ne zengini nede onun malını getirmemelidir. Kalbine eşyadan hiç birini koymamalıdır. Kalbinde dünya malına ne bir yer, ne bir mahal, ne de bir giriş bulunmamalıdır. Bütün bunlardan saf, temiz ve arınmış olmalıdır. Bu şekilde kalbini temizledikten sonra orayı Allah’ın (c.c.) varlığı ile doldurmalıdır.

Fakirlerle sohbet etmenin edepleri şunlardır. Mürid, fakirlerle sohbet ettiğinde onları daima kendinden üstün tutmalıdır. Yemede, içmede, giyinmede hoşa giden her şeyden onlara bir pay ayırmalı ve onları kollamalıdır. Kendisini onlardan daima alt görmeli hiçbir zaman kendisini onlardan faziletli saymamalıdır. Onları dilenecek duruma düşürmeden onlara yardım etmelidir. Hiç bir zaman onları ağzıyla isteyecek, dilenecek duruma düşürmemelidir.

Pirimiz Abdulkadir Geylani Hazretleri (k.s.) bir müride ve aynı zamanda bir şeyhe gerekli olan halleri böyle tavsiye ediyor. Cenab-ı Hakk (c.c.) bizleri o Allah dostunun tavsiyelerini tutmaya onun çizdiği yolda yürümeye lâyık eylesin. Cenab-ı Hakk (c.c.) himmetlerini üzerimizden eksik etmesin. Amin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

 

Scroll To Top