Kaza Namazı

Kaza Namazı

  • Soru: Kaza namazı hakkında genel görüş nedir?
  • Cevap: Kaza namazı, Kur’an-ı Kerim’de hiç bir ayette geçmez. Hiçbir hadis-i şerifte namazı ‘kazaya bırak da kazayı kıl’ diye bir emir yoktur. ‘Namazı kıl’ emri vardır: “Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takva iledir.” (Taha Suresi: 132) Cenab-ı Hak, başka bir ayet-i celilesinde: “Yine onlar, Rablerinin rızasını isteyerek sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık olarak (Allah yolunda) harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. İşte onlar var ya, dünya yurdunun (güzel) sonu sadece onlarındır.” (Ra’d Suresi: 22) buyuruyor. Müfessirler, muhaddisler açıklık getirmişler; “kaza namazı olan kişi kaza eder, Allah (c.c.)’in rahmetine merhametine güvenerek ola ki Allah (c.c.) senin o farz namazlarını kabul eder de seni affeder” ümidiyle kaza kılınır demişlerdir.

  • Soru: Farz namazlarının kazaları da farzdır diyebilir miyiz?
  • Cevap: Tabi. Elbette farzdır. Sabah namazının vakti güneş doğuncaya kadardır. Yalnız sabah namazı güneş doğduktan sonra kılınırsa sünneti de kaza edilir. Öğle namazından sonra kılınması durumunda sadece farzı kaza edilir. Bu konuda tereddüt edenler Ömer Nasuhi Bilmen’in Büyü İslam İlmihali’ne bakabilirler.

  • Soru: Kaza namazları için belli vakit var mıdır? Yani şu vakitte kılınır şu vakitte kılınmaz diye?
  • Cevap: Kaza namazlarında belli bir vakit yoktur. Kaza namazları üç vakitte kılınmaz: Güneş yeni doğduğu zaman, güneş tam tepedeyken ve güneş battığı zaman. Bu üç vakitte hiçbir namaz kılınamaz. Kaza namazı da kılınmaz.

  • Soru: Peki, bu vakitlerde vakit namazı kılınabilir mi?
  • Cevap: Hiçbir vakit namazı kılınamaz. Kerahet vaktinde hiçbir namaz kılınamaz. Ancak ikindi namazının özel bir durumu var. Eğer ikindi namazını kılmamışsan buna da açıklık getirelim ki ikindi namazını kılmamış ise akşam namazına da üç beş dakika var ise farz namazını kaybediyorsun vakti geçiyorsa o zaman ikindi namazını kılmak kerahetle caiz olur, kılabilirsin. Tekrar edecek olursak kerahet vakitleri dışında kaza namazları kılabiliriz. Kaza namazı bir vakit kazaya kaldığı zaman farzsa kazası da farzdır. Vacip kazaya kalmışsa kazası vaciptir. Kerahet vakti, güneş doğduktan sonra bir mızrak boyu diye tabir edilen bir yüksekliğe çıktığı (güneş doğduktan 45 dakika sonrası), güneşin tam tepede olduğu (öğle namazından önceki 45 dakikalık zaman) ve bir de güneş batmadan önceki 45 dakikalık zaman kerahet vakti olarak değerlendirilir.  Bu vakitlerde kaza namazları veya nafile namazlar kılınamaz. Ancak ikindi namazı kılınmamış kerahet vakti girmiş akşam namazına üç beş dakika kalmışsa namaz kazaya kalmasın diye ikindi namazının farzını kılabilir.

  • Soru: Kaza namazları cemaat ile kılınabilir mi?
  • Cevap: Nasıl farz namazlar cemaatle kılınabiliyorsa, kaza namazlar da cemaat ile kılınabilir. Yalnız başına kılınabildiği gibi, cemaatle de kılınabilir. Mesela biz üç beş kişi bir araya gelip daha önce kılmadığımız bir öğle namazını kılabiliriz.

  • Soru: Mesela biz öğlen namazı vaktinden sonra öğle namazını değil de akşam namazını kaza etmek istiyoruz, aynı şekilde mi kılacağız.?
  • Cevap: Nasıl farz namazlarda sesli okunup kılınıyorsa, kaza namazları da aynı şekilde kılınabilir.

  • Soru: Kazası olan bir kimse sünnet kılabilir mi? Kaza borçları bitinceye kadar sünnetlerin yerine kaza kılabilir mi?
  • Cevap: Bazı hocalarımız radyolarda, televizyonlarda ‘sakın sünnet kılmayın, kazası olan sünnet kılamaz’ diye fetva veriyorlar. Fakat bu çok yanlış bir fetva, yanlış bir yorumdur. Vatandaşı yanlışa yönlendiriyorlar. Şöyle ki, Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyor ki: “Yarın mahşerde mahkeme-i kübrâda Allah (c.c.) ilk önce farz namazlarını soracak kuluna. Meleklere: “Yoklayın şu kulumun kitabını farz namazı tamam mı?” deyince, melekler: “Ya Rabbi kulunun farz namazı tamam değil” dediklerinde,  “bakın nafile ibadetleri var mı?” “Nafile ibadetleri var Ya Rabbi” “Onu da farz yerine ikame ettim, kulumu bağışladım” diyecektir Cenab-ı Hakk.”  Bir ikinci husus da, Peygamber Efendimiz (sav) madem bu sünneti icra etmiş devamlı olarak savaş anları, yorucu haller hariç hiç terk etmemiştir. Peygamber Efendimiz (sav), sünneti evde eda ettikten sonra mescide çıkarmış. Bilal-i Habeşî Hz.leri dışardan: “Ya Resulallah, namaz vakti geçiyor” diye uyardığında mescide çıkar cemaatle farz namazı kılarmış. Efendimiz namazı cemaatle kıldırdıktan sonra “bilsem ki güneş doğacak yine de sabah namazının sünnetini terk etmem” buyurmuşlardır. Hatta bazı müfessirler, âlimler, mücedditler, mürşid-i kâmiller sabah namazının sünnetine vacip diyorlar. Böyle kuvvetli sünnetler terk edilemez. Ben buna karşıyım. Yalnız gece teheccüt, duha namazı, evvabin yerine kaza kılmak evladır. Bu şekildeki nafile namazların yerine kaza namazları kılınabilir. Çünkü kaza namazları nafile namazları kılmaktan daha eftaldir. Ancak vakit namazlarının sünnetleri kaza namazı uğruna terk edilemez. Yoksa biz yarın Peygamber Efendimiz (sav) yüzüne nasıl bakarız. Zaten yarın kıyamet gününde, Yüce Rabbimiz bizi ilk olarak namazdan sorguya çekeceğine ve eksik namazları nafile namazlarla dolduracağına göre…

  • Soru: O zaman kılmak gerekir nafile, kaza, sünnet ayrımı yapmadan kılmak gerekir. Fırsat buldukça kılmak gerekir diyebilir miyiz, hocam?
  • Cevap: Peygamber Efendimiz (sav) bir gün on iki rekât namaz kılmış, öğle namazına yakın bir zamanda. Aişe Validemiz (r.a)  sormuş: “Ya Resulallah, bu ne namazı?” Peygamber Efendimiz (sav): “Ya Aişe, bu gece teheccüdü kılmadım onu kaza ediyorum” diye cevap vermiş. Allah (c.c.), Peygamber Efendimiz (sav)’e gece namazını emretmişti: “Gecenin bir kısmında da sadece sana mahsus bir nafile olmak üzere uykudan kalk, Kur’ân ile teheccüd namazı kıl, (böylece) Rabbinin seni bir Makam-ı Mahmûd’a (şefaat makamına) göndermesini umabilirsin. (İsra Suresi: 79) Onun için kazasını da kılmış. Hocalarımız neden bunu kesinti yapıp ümmet-i Muhammed’i nafile ibadetten men etmeye çalışıyorlar anlamıyorum. Farzı da kıl, nafile namazını da eda et. Ama bizim büyüklerimiz teheccüt yani gece namazı, evvabin, duha, işrak namazlarını hep kılmışlardır. Mesela Peygamber Efendimiz (sav) hiçbir zaman işrak namazını kaçırmamıştır. Hani güneş doğduktan sonra bir mızrak boyu yükselmesiyle işrak vakti girer. Peygamber Efendimiz (sav), sabah namazından sonra yüzünü kıbleye karşı çevirir döner kıbleye, zikrini yapar ve zikir bittikten sonra işrak namazını kılar sonra gider istirahata çekilirdi.

  • Soru: Kaza namazını nerede kılınmalı. Camide mi yoksa evde mi kılmak gereklidir?
  • Cevap: gösteriş tehlikesi varsa evde kılmak daha doğrudur. Çünkü ibadette gösterişten uzak durmak gerekir. Peygamber Efendimiz (sav): “Riyadan sakının, çünkü o gizli şirktir. İnsan bir karıncanın, siyah taş üzerinde gezdiğini nasıl fark edemez ise gizli şirk de öyledir. O riyadan kaçının, insanlara karşılık ibadet yapmayın, ibadet Allah (c.c.) içindir” buyurmuştur. Evlerinde namaz kılmaları daha evladır. Çünkü camide kılınca dikkati çekiyor.

  • Soru: Başkalarının yerine kaza namazı kılmak veya oruç tutmak caiz midir? Mesela ölen birimin yerine namaz kılınabilir mi?
  • Cevap: Ölen bir kişinin yerine elbette namaz kılınmaz, caiz değildir. Oruç da tutulmaz. Kesinlikle böyle bir kayıt yoktur, ne Kur’an’da ne sünnette. 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

 

Scroll To Top