Eşşeyh Esseyyid Abdurrezzak Geylani (k.s)

Seyyid Abdürrezzak Geylânî Kaddesallahu Sırruh hazretleri, Gavsülazam Muhyiddin Seyyid Abdûlkâdir Geylânî ’Kaddesallahu Sırruh hazretlerinin oğlu olup Hicri 528 Zi’1-ka’de’de (Temmuz-Ağustos 1134)dünya alemine ziynet verdi. İsmi Tâceddîn Ebû Bekr Abdürrezzâk Geylânî’dır.

Küçük yaştan itibaren mübarek babalarının manevi terbiyesi altında ve rahle-i tedrisatında maddi ve manevi ilimleri tahsil ile kemale erişmiş, Şah Abdûlkâdir Geylânî ’Kaddesallahu Sırruh hazretlerinin yolu, ekseriyetle O’nun ve O’nun mübarek soyundan gelen Seyyid Şerifler vasıtası ile yeryüzünde yayılmış, nice münkirlerin iman ile şereflenmesine vesile olmuş, İslam âleminin her tarafında Hak âşıklarını, deryayı ehadiyyetten kana kana içirmiş, mübarek cedleri Kâinatın Efendisi Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu aleyhi vesellem efendimize yakınlık ve muhabbet ufuklarında, velayet semasının cihanı aydınlatan güneşleri yapmıştır.

Seyyid Abdürrezzak Geylânî ’Kaddesallahu Sırruh hazretleri, mübarek babalarına çok yakındı. Şah Abdûlkâdir Geylânî Kaddesallahu Sırruh hazretlerinden pek çok rivayetlerde bulunmuş, O’nun hayatında geçen pek çok olayı nakletmiştir. O’nun vaazlarını kendi el yazısı ile kitap haline getirmiştir. Babasının son hac seferinde hac kafilesini idare etmiştir.

Bağdat’ın doğusunda bulunan ‘Hilbe’ şehrine nispetle kendilerine ‘Hilebi’ denmiştir.

Tarihçiler, O’nun, Çok doğru, son derece güvenilir, Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem efendimizin Hadis-i Şeriflerini son derece iyi kavrayan ve Hadis bilgisi dorukta olan bir Muhaddis, Hanbeli mezhebinde fetva veren kudretli bir fıkıh alimi, Kur’an-ı Kerimin lafzını ve yüce anlamını cem eden kurra bir hafız, kendini Hakk’a kulluğa adamış zühd, vera ve takva sahibi bir zat-ı ali kadir olduğunda sözbirliği etmişlerdir.

Pek güzel bir el yazısına malikti. Hadis rivayet etmeyi ve talebelerini çok seven Seyyid Abdürrezzak Geylânî Kaddesallahu Sırruh hazretleri, Başta Hadis ilmi olmak üzere çeşitli ilim dallarında ders okutmuş, pek çok öğrenci yetiştirmiştir. Bunlar Şemseddin, Abdurrahman, Kemal Abdurrahim, Ahmet bin eşŞeyban, İsmail el Askalani, İshak bin Ahmet, Ali bin Ali hatib’dir.

Seyyid Abdürrezzak Geylânî Kaddesallahu Sırruh hazretlerinden icazet alan âlimlerdendir. Ayrıca Eddenisi, İbnünneccar, Eddıya, Ennecib, Abdüllatif, Ettaki el Beldani Seyyid Abdürrezzak Geylânî Kaddesallahu Sırruh hazretlerinden rivayet eden âlimlerdendir.

Vera, Zühd ü Takva, şahsiyet ve izzeti nefis sahibi bir Hak Dostu olan Seyyid Abdürrezzak Geylânî Kaddesallahu Sırruh hazretleri, son derece cömert idi. Cumalar hariç, ibadet için evine kapanırdı. Hayâ ve edebi son derece yüksekti. Her anı, Cenabı zülcelâl vel kemal hazretlerinin murakabesi ile geçen, her yönüyle Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu aleyhi vesellem efendimizin Ahlakı ile ahlaklanmış, fakru zarurete gayet mütehammil, zahid, abid, kanaat ve iffet sahibi, Selefin yolundan giden şerifül menzile yüce bir veli idi.

O’nun mübarek sohbetlerinde pek çok veli yetişmiştir. Bu zat-ı şerifler Şah Abdûlkâdir Geylânî ’nin manevi iklimini dünyanın her tarafına taşıyan veliler kervanına rehberlik eden güzide şahsiyetlerdir.

Seyyid Ebu Salih Nasr Geylânî, Seyyid Abdullah el-Hüseyni, Seyyid Osman Geylânî, Seyyid Abdürrezzak Geylânî ’den icazet alan büyük velilerden bazılarıdır.

Seyyid Abdürrezzak Geylânî (ks), İslam Tarihinde , ‘Ebu Bekir’, ‘Sıracül Irak’, ‘Cemalül eimme’, ‘Fahrül Huffaz’, ‘Şerefül alam’,’Kıdvetül Evliya’ ,‘Cemalül Irak’, ‘Es sufi’, ‘Tacüddin’, ‘Şeyhul Kıdve’, El Hafız’, gibi isimlerle anılmıştır.

Seyyid Abdürrezzak Kaddesallahu Sırruh hazretleri, Reşadet ve kudret-i kerametle temeyyüz etmiştir. Seyyid Abdürrezzak Kaddesallahu Sırruh hazretleri, ‘Cemalül Irak ‘ lakabı ile mahzar-ı tebcil-i ehl-i tariktir.

Seyyid Abdürrezzak Kaddesallahu Sırruh hazretleri, Gavsül Azam, Muhyissünneti veddin, Gavsü rabbil alemiyn,Gavsüssekaleyn, Gavsüssemedani, Kutburrabbani, Mahbubu sübhani, Kandilünnurani, Bazül eşheb, Eşşeyh Esseyyid Eşşerif Şah Abdûlkâdir Geylânî’ye açılan bir büyük kapıdır.

Bu yüce kapı öyle bir Muhabbet okyanusuna açılır ki, o gönül okyanusunun sahibi ,

‘Önceki güneşlerin hepsi battı ve gitti, bizim güneşimizse batmayacak ebedi’

ve ‘Bu ayağım bütün evliyanın boynu üzerindedir ‘buyurmuştur.

‘El erbeıyne an erbeıyne Şeyhan fil Hadis’

‘Cila lül hatır min kelami şeyh Abdülkadir.’

Seyyid Abdürrezzak’ın(ks) eserlerindendir.

‘Cila ül hatır’ adlı eser, ‘Keşfüzzünun’da’ zikredilmiştir. İçeriğinde iki mevzu vardır. Birinci mevizası Şah Abdûlkâdir Geylânî ’nin (ks) ‘Fethürrabbani’ adlı eserindeki 59. mevzu ile ikinci mevzusu, ‘Fethürrabbani’nin 57. mevzusu ile aynı tarihi taşımaktadır.

Eser, Süleymaniye Kütüphanesi, Bağdatlı Vehbi, Nr.685 de bulunmaktadır.

Seyyid Abdürrezzak Kaddesallahu Sırruh hazretleri, Şah Abdûlkâdir Geylânî Kaddesallahu Sırruh hazretlerinin vaazlarını yazarak cem etmiş ,onları kitap haline getirmiştir. ‘Fütuhul Gayb ‘ adlı eser, Şah Abdülkadir’in 78 vaazının , Seyyid Abdürrezzak Kaddesallahu Sırruh hazretleri tarafından yazılıp kitap haline getirilmesi ile oluşmuştur.

Fütuhul Gayb’ adlı eser, Şah Abdûlkâdir Geylânî Kaddesallahu Sırruh hazretlerinin menakıbını içeren ‘Behcetül esrar, Kahire,1304’ adlı eserin sayfa kenarlarında yayınlanmış, eserin sonuna, Şah Abdülkadir’in, Seyyid Abdürrezzak’a son vasiyeti, şeceresi, akide-i diniyyesi ve yazdığı kasideler ilave edilmiştir. Futuhul Gayb’ adlı eser, İbni Teymiyye tarafından ‘Şerhu Kelimatı min Fütuhul Gayb ‘ adı altında şerhedilmiş, ‘Camiurresail, Cidde, 1984 ’ adlı eser bünyesinde yayınlanmıştır.

Seyyid Abdürrezzak Geylânî Kaddesallahu Sırruh hazretlerinin soyundan gelen zevat-ı kiram, Kalaidül Cevahir adlı eserde belirtildiği kadarı ile aşağıdaki şemada gösterilmiştir.

Seyyid Abdürrezzak Geylânî Kaddesallahu Sırruh hazretlerinin, çocukları ;

Seyyid Ebu Salih Nasr( V 633 Bağdat)

Seyyid Abdurrahim (V 606 Bağdat)

Seyyid Fadlullah (V 656 bağdat)

Seyyid İsmail ( Bağdat)

Seyide Aişe

Seyide Saadet’ dir

H.630/M.1207’de Şevval ayının altıncı günü cumartesi gününe tesadüf eden günde Bağdat’ta dar-ı bekaya göç etmiştir.

Vefat ettiği günü takip eden gün sala okunmuş, halk her taraftan gelip toplanmış, cenazesi şehrin dışına çıkarılarak, orada on binlerce kişi tarafından cenaze namazı kılınmıştır. Sonra ‘errasafe’ camisine omuzlarda taşınmış, orada da namazı kılınmıştır. Daha sonra halifeler türbesinin kapısına getirilip orada da tekrar namazı kılınmıştır. Son olarak Dicle nehrinden geçirilip ‘Babı harim’e’ getirilip orada da namazı kılınmış, böylece, O’nu çok seven ve O’nun cenaze namazına iştirak etmek isteyen ve Bağdat şehrinin muhtelif yerlerinde bulunan insanların arzusu yerine getirilmiş, neticede ‘ Hilbe’ denilen mevkide ‘Ahmet’ kabristanı’na defnedilmiştir.

Bir gün , Abdûlkâdir Geylânî Kaddesallahu Sırruh hazretleri, mecliste halka ateşli konuşmalar yapıyordu. Bir Ara ‘Benim bu söylediklerimi, Kafdağı arkasında, kalpleri Hazretül Kudsün yanında bir topluluk dinlemektedir. Başlarındaki giysileri, neredeyse Rablerine olan şevklerinden tutuşup yanmak üzeredir. Mecliste oturanlar arasında bulunan Seyyid Abdürrezzak Kaddesallahu Sırruh hazretleri başını semaya kaldırıp bakınca durumu müşahade etti. Başlığı tutuşup yanmaya başladı. Şah Abdûlkâdir Geylânî Kaddesallahu Sırruh hazretleri kürsiden indi ve onu söndürdü. Ve ‘Ey Abdürrezzak! Sen de onlardansın, gördüklerini anlat ‘ buyurdu. Seyyid Abdürrezzak Kaddesallahu Sırruh hazretleri biraz düşündükten sonra gördüklerini anlatmaya başladı.’Başımı kaldırıp göğe bakınca birçok kimsenin huşu içinde babamı dinlediklerini gördüm. Kimisinin elbisesi, tutuşmuş yanıyor, kimi feryad ediyor, kimi düşüp bayılıyor, kimi korkudan titriyordu’

1-Abdûlkâdir Geylânî ve Hayatı, İnsan Yayınları

2-Cevherden Gerdanlıklar, Âlem Yayınları

3-Makalat, Ömer Necati–1986

www.halisiyye.com internet adresinden yararlanılmıştır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

 

Scroll To Top