Allah ve Resulüne İtaat

Aziz müslümanlar!

Cenab-ı Hakk, Kur’an-ı Kerim’inde itaatten bahsediyor. Kime İtaat? Başta Allah ve Resulü’ne itaat. Sonra alimlere, müfessirlere, mürşidlere, terbiyecilere, nasihatçılara itaat. Anaya, babaya, komşulara itaat.

Cenab-ı Hakk yeryüzüne peygamberleri gönderdi. Onlar terbiyecidirler, onlar nasihatçıdırlar. Bir çok Peygamber geldi geçti ve gitti. Kavimlerine nasihat ettiler. Birçokları dinlemedi ve ahirleri helak oldu, perişanlık oldu. Peygamberlerin nasihatlarına, kitabın ve peygamberin emirlerine itaat etmedikleri için helak oldular.

Değerli müslümanlar!

İtaat Allah’a ve Resulü’nedir. Cenab-ı Hakk buyuruyor ki;

Ayet metni vela tubtilu a’malekum..

Allah’a ve Resulü’ne itaat etmezseniz dünyadaki işlerinizi altüst ederim. Amellerinizi hiçe sayarım. Amellerinizi kabul etmem. Bugün olduğu gibi dünya alt üst olur. Yahudi gelir müslüman ülkelerine oturur, müslümanları öldürür.

Allah’ın kimseye şakası yoktur. Peygamberine bile şakası ve torpili yoktur. Eğer Allah’ın emirlerine itaat edersen, gönderdiği peygamberinin nasihatine kulak verirsen Allah seni mükafatlandırır. Cennetler verir. Köşkler, saraylar verir. Huriler, gılmanlar verir hizmetine. Dereceni âlâ eder. Mertebeni yükseltir, yüceltir. Fakat Allah ve Resulü’nün emirlerine itaat etmezseniz, dünyevi ve uhrevi işlerinizi alt üst eder.

Aziz müslümanlar! İtaat etmek, Allah’ın emirlerine boyun eğmektir. Peygamberimiz (sav), nazil olan ayetleri ashabına tebliğ ettiğinde sahabe buna aynen uyardı. Kur’an’da helal belli, haram bellidir. Allah’ın hudutları vardır. O Kur’an’daki hudutlar aşılmayacak. Sahabe Kur’an’ın ayetlerine itaat ederdi. Emirlere itaat ettiklerinden dolayı Bedir Savaşı’nda az olan müslüman ordusu çok olan düşman ordusuna galip geldi. Bedir Savaşı’nda Allah, melek ordularıyla müslümanlara yardım etti. Bu ashab, bu asker, bu ordu Peygamber (sav)’e öyle biat etmişti ki, canlarını, başlarını ortaya koymuşlardı. ‘Canımız, malımız nedir ki? Anamız, babamız sana feda olsun’ diyorlardı. Can ve mal onlar için bir hiç idi. Öyle biat etmişlerdi.

Şimdi sen bu ayetlerin karşısında müslüman olarak bakacaksın. Allah ve Resulü’ne ne derece tabisin? Yamukluk, yanlışlık var mı? Bu okunan ayetlere, emirlere riayet ediyor musun? Bu ayetlere uyum sağlıyor musun? Yoksa, Allah ve Resulullah’ın emirlerinin dışında mı hareket ediyorsun? Kendini muhasebeye çekeceksin.

Değerli müslümanlar!

Kur’an bir kanundur. Allah’ın nizamıdır. Allah’ın düzenidir. Kullarını yaratan Allah, onlara Peygamber gönderdi. Peygamberiyle birlikte de Kur’an’ı gönderdi, ayetlerini gönderdi. Buna uyun. Peygamberimiz, Kur’an ayetlerini okuyunca sahabe ona biat etti. Peygambere biat eden sahabe, canı da, malı da, evladı da gitse biatten dönmediler. Zaferden zafere ulaştılar. Tarihe bakıyoruz; Peygamberimiz elli küsür savaşa katılmış. Hepsinden de zaferle çıkmış. Sadece Uhud Savaşı’nda müslümanlar zaferi kaybettiler. Neden? Peygambere uymadıkları için. Peygamberin emrine uymadıkları için savaşı kaybettiler. O yüce Resul’ün en sevdiği sahabiler orada şehit düştüler.

Sahabe, Uhud Savaşında nasıl uymadı Resulullah’a? Uhud Savaşı’na karar verildiği zaman Peygamberimiz, istişare için sahabeyi topladı; ‘Göğüs göğüse mi çarpışalım yoksa müdafaa yani savunma savaşı mı yapalım?’ Gençler hepsi birden: “Ya Resulallah, göğüs göğüse çarpışacağız.” Allah Resulü’nün niyeti öyle değil. O’nun niyeti savunma savaşı. Ashabın gençleri bu kararı verince Peygamberimiz sustu ve içeri girdi. İki zırh giyindi üst üste ve atına bindi. Sahabenin büyükleri gelip gençlere hata ettikklerini, kusur ettiklerini, Peygamber’i kırdıklarını söyleyince gençler pişman oldular. Ama artık Resulullah kararını vermişti: “Peygamber zırhını giyindi, atına bindi, geri dönmez.” Peygambere itaatte kusur burada başlamıştı. Daha sonra Peygamberimiz Uhud’a girişteki boğazda görevlendirdiği okçuların itaatte kusur etmeleri savaşı kaybetmeleri sonucunu getirdi. Peygamberimizin mübarek yüzü yaralandı, dişleri şehid oldu. Hz. Hamza, Mus’ab b. Umeyr gibi sahabilerin de için de bulunduğu yetmiş kadar sahabi şehid oldu. Peygamber ordusunda olsan bile emre itaatsizlik yaptın mı kaybedersin. Uhud’da gençler, daha savaş başlamadan hatalarını anlamalarına rağmen, Resulullah’tan af dilemelerine rağmen Uhud Savaşı’nın sonucu değişmedi.

Kur’an’a itaatten, Allah’a itaatten, Resulullah’a itaatten bahsediyoruz. Kur’an’ın dışına çıktın mı, Allah’ın şamarını yersin. Kur’an’ın dışına çıktın mı Peygamber’in şamarını yersin. Kur’an’ın dışına çıktın mı Allah’ın velilerinin dostlarının şamarını yersin.

Aziz müslümanlar!

Kur’an niçin indi yeryüzüne? Peygamberler niçin indi yeryüzüne? Allah, Muhammed’ini (sav) peygamberlik verilinceye kadar amcasının himayesinde büyüttü. Amcası iman etmemiş ama Muhammed (sav)’i Allah korutuyor. Günü gelecek güneş doğacak, İslam O’nunla gelecek, Kur’an O’nunla beraber gelecek. Kur’an, kalb-i Muhammed’den geçerek gelecek. Onu Allah tesbit etmiş. Onu Allah ayarlamış. Amcasının himeyesinde büyüttü ve peygamberlik verdi. İslamiyet çok kısa zamanda öyle nurlu bir şekilde teşekkül etti ki, Kureyşli putperestler çılgına döndü. Bu nereden geldi? Bunu öldürelim, vuralım, kıralım, hapsedelim, asalım, keselim, zindana atalım diye yirmiüç yıllık peygamberlik vazifesi süresince Peygamber’e düşmanları tarafından hep tuzak kuruldu. Fakat Allah Resulü, Allah’ın emrine tabi olduğu için, Kur’an’a tabi olduğu için Allah O’nun sırtını yere getirmedi.

Bugün dünyada müslümanların sırtı niye yere geliyor?

Ayet metni: ..in tensurullahe yensurkum ve yusebbit ekdamekum…

“Allah’ın dinine yardım ederseniz Allah da size yardım eder, düşmanlara karşı ayaklarınızı sabit kılar, kaydırmaz.” Eğer Allah’ın dinine yardım ederseniz, Allah’ın kitabına yardım ederseniz, Allah’ın Peygamber’ine itaat ederseniz ayaklarınızı sabit kılarım, kaydırmam. Bugün alem-i İslam’ın ayağı kayıyor. Şöyle bir akl-ı selim ile düşünelim: Bütün İslam aleminin başındaki liderler yahudiler tarafından getirilmiştir. Müslümanlar seçmemiş onları. Yahudinin emriyle gelmiş iktidara. Filistin’de desen, Irak’ta desen, Afganistan’da desen hasılı tüm dünyadaki İslam devletlerinin başındaki liderler yahudi tarafından yetiştirilmiş ve o emir üzere gelmişlerdir. Bizimkiler de dahil olmak üzere.

Ayet metni ve etiullahe ve resulehu vela tenazeu fetevşele ve tezhebu rihukum….

“Allah ve Resulü’ne itaat ediniz. Çekişmeyin ki zayıflarsınız, rüzgârınız gücünüz, kuvvetiniz gider. Sabredin zira Allah, sabredenlerle beraberdir.” Bütün İslam alemi birbiriyle çekişiyor. Bakınız şu ülkedeki tarikatler birbirinin aleyhinde, müridler birbirinin aleyhinde, şeyhler birbirinin aleyhinde. Şeyhler birbirine selam vermiyor. Tarikat şeyhlerinin İslam için, din için bir araya geldiklerini şugüne kadar hiç duydunuz mu? Nedir bu? Yahudinin oyunudur. Seni bana, beni sana düşman etmiş. Araya fitne sokmuş. Senden bana, benden de sana hamallık yapıyor; söz hamallığı. Söz taşıyor. Fitnecilik yapıyor. Bırakmıyor müslümanlar birbirleriyle tanışsınlar, birbirlerini sevsinler.

Hani bu ülkede Kur’an terbiyesi nerede? Kur’an nerede? Kur’an rafta. Kur’an nizamı rafta. Kur’an’ın hukukuna kimse uymuyor. Hocalar selatîn camilerde harıl harıl konuşuyorlar. Türkiye’nin her yerinde Cuma günleri müfessirler, alimler, kelli felliler, ensesi kalınlar kürsüye çıkıyor ne söylüyorlar? Kur’an’ı mı anlatıyorlar? Sünnet’i mi anlatıyorlar? Yoksa bu insanları uyutuyorlar mı? Yasaklar getirilmiş. Kürsülerde hocalar, hatipler devletin işine karışmayacakmış! Karışacak. Benim tabiî hakkımdır Kur’an’ı anlatmak. müslümanlara itaati anlatmak benim tabiî borcumdur. Allah’a ve Resulü’ne nasıl itaat edilir, Kur’an’a nasıl itaat edilir, Kur’an’a nasıl uyulur? Bunu anlatmak mecburiyetindeyim. Niye yasaklanıyor? Yahudinin emriyle.

Peygamberimiz (sav) bir hadisinde; “Kim bana itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur kim ki bana asi olursa Allah’a asi olmuş, Allah’a karşı gelmiş olur. Bir de kim benim gösterdiğim amire itaat ederse bana itaat etmiş olur. Ona karşı boyun eğmezse bana karşı gelmiş olur. Peygamberin gösterdiği emir kimdir? Hz. Ebubekir-i Sıddîk, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali (kv). O günküler şimdikiler gibi miydiler? Kur’an’a uymayana uymayacaksın.

Cenab-ı Hakk’ın hilkat kanunu vardır. Tüm varlık okanuna tabi, tüm varlık Allah’ı tespih halinde. Saf saf kuşlar gökyüzünde gezdiği an sen sanarsın ki onlar başıboş dolanıyor. Onlar saf tutmuş Allah’ı zikrediyor. Ağaçların dalları yaprakları sallanır. Sen sanarsın ki boşuna sallanıyor. Bir rivayette, Resulullah (sav) mescide gledi. Bir grup ashab oturup halka kurmuşlar. Resulullah onların üzerine geliyor. Buraya niye toplandınız, niçin oturdunuz? Ya Resulallah Allah’ı zikretmek için. Allah Resulü (sav) diyor ki: Az önce Cebrail bana geldi ve şu müjdeyi verdi: Allah için toplanıp O’nu zikredenleri Allah bağışladı.

Aziz müslümanlar! Tüm dünya müslümanları tasavvufa uyması lazım ki anarşi ortadan kalksın. Böylece müslümanların heybeti, mehabeti artsın da kafirin kalbindeki korku artsın. Ebu Cehil, peygamberimizden korkuyordu. Peygamberimize saldırıyordu. Her hakareti yapıyordu. Peygamberimizin yakasına yapışıyordu. En kötü en yakışıksız sözleri sarfediyordu. Allah’ın Resulü sükut ediyordu. O kafir sanıyordu ki Muhammed benden korkuyor. Çünkü Allah (cc) Muhammed’ine bildirmiş: “Benden başka kimseden korkma Habibim, Resulüm.” Peygamber korkmuyor fakat susuyor. Emir yok o yüzden susuyor.

Bir gün henüz daha Ebu Süfyan müslüman olmamış. Ebu Cehi’le bir araya geliyorlar. Ebu Cehil, Ebu Süfyan’a: “Ey Ebu Süfyan! Muhammed ne diyor? Gerçekten O’na melek mi geliyor? Gerçekten ona ayet mi geliyor? Muhammed gerçekten Peygamber mi? Eğer peygamberlik gelseydi bize gelirdi. O mektep, medrese bile görmeyen insana, yetim bir insana, kimsesiz, sahipsiz bir insana nasıl peygamberlik gelir?” Ebu Süfyan diyor ki: “Eevet, Muhammed gerçek peygamberdir. O’na gerçekten melek geliyor. O’na Allah’tan ayet geliyor.” Deyince bakınız Ebu Cehil ne diyor: “Sus! Sus! Ben de biliyorum ki o gerçek peygamberdir. Fakat ben O’na uymam, O’na tabi olmam.” Aynı şeytan inadı. Buna Kur’an inadî küfür diyor. Cenab-ı Hak iblise, şeytana o harise dedi ki ‘Adem’e secde et’ kükredi, kızdı, öfkelendi çıktı kenara. “Nasıl olur ki o topraktan halkedilmiş, ben ateşten halkedilmişim. Ben ona secde edecekmişim” diye inad etti. Allah rahmetinden uzuklaştırdı. Bu inadî küfürdür.

Kafirler çok korkuyor. Onların bugün gelip ortadoğuya oturmasının sebebi biziz. Bunu kimse inkar edemez. Biz yol açtık, buyurun dedik, bağrımıza bastık. Geldi geçtiler. Yoksa o oraya gelemezdi. Ama o oradan çıkıp gidecek, buna da inanıyorum. Allah bu dinin sahibini bir gün gönderecek. Allah bu Kur’an’ın sahibini bir gün gönderecek. Fakat onlar Medine’yi, Uhud, Hendek Savaşı’ını, Hayber’i, Peygamberimiz zamanındaki Yahudilerin zayiata uğrayıp oralardan çıkarılmalarını düşünüyorlar., Haçlı dedelerini Selçuklular’ın, Osmanlıların durdurduğunu düşünüyor ve düşmanlıklarını sürdürüyorlar. İslam’a, müslümanlara, Kur’an’a, Peygambere karşı düşmanlığını o zamandan beri yahudi asla unutmamıştır. Yahudinin gözü hala Medine’dedir, Urfa’dadır, Bağdat’tadır. Hıristiyanın gözü hala İstanbul’dadır, İzmir’dedir, Hatay’dadır, Kars’tadır.

Fakat buraların sahibi var, Kur’an’ın sahibi var, dinin sahibi var ve bir gün gelecek. Çünkü Hz. Musa (as)’ı Cenab-ı Hak, Firavunun kucağında büyüttü. Hz. Musa’nın eliyle firavunu helak etti. Allah (cc), Muhammed’ini (sav) puta tapan amcasının himayesinde büyüttü. Allah öyle bir Allah’tır (cc). Neden korkuyoruz ki? Fakat ne yazık ki müslümanlar Kur’an’dan koptular. İslam’dan koptular, İslam’dan ayrıldılar. Allah’tan, ahlaktan uzaklaştılar. Hele gençlerin haline bak. Hele televizyonların haline bak, hele eğlence yerlerinin haline bak, Allah aşına. Bu fuhşiyata bu içkiye, bu şaraba, bu zinaya kim dur diyecek. Yılbaşı gelince tırlarla şarap dağıtılıyor. Büfeciler, kuruyemişçiler, manavlar tanzarayı oynuyorlar, yılbaşı geldi satış yapacağız diye. Zehir zıkkım olur o kazanç size. İçki satacaksın, şarap satacaksın, müslümanları sarhoş edeceksin. Ey devlet büyükleri bu hakkı ödeyeceksiniz. Allah’a hesap vereceksiniz inceden inceye. Bunu unutmayın. Senin yöneticin ne diyor Amerikan başkanına; ‘Senin noelini de kutluyorum”. Kutla bakalım. O hesap sorulacak bir gün sana. Belki Allah, ölmeden evvel de burada da sorar. Allah’ın şakası yok. Kur’an’a sırt çevirdin mi, Kur’an’dan yüz çevirdin mi, Kur’an’ı elden bıraktın mı, Kur’an’a uymadın mı Allah’ın şamarını yersin.

Allah nice şartları bozdu. Nice zalimleri helak etti. Nice kavimleri yok etti. Tarihe bir bakın görün. Fakat Cenab-ı Hak bu ümmete, bu ümmetin Peygamberine söz vermiş: “Resulüm! Senin ümmetini helak etmeyeceğim. Kıyamete kadar devam edecek senin ümmetin. Cezalıların cezasını ahirette vereceğim.”

Peygamberimiz (sav) başka bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: “Sizin üzerinize başı kuru üzüm gibi olan bir habeşi amir olarak gelse dahi sözünü tutun ve dinleyin…” Hocalar buraya kadar okuyor.. ‘Habeşli köle dahi yöneticiniz olsa, Peygamber (sav) demiş ki itaat edin…’ Hz. Muhammed (sav) tam burada itaat kanunu ile ilgili olarak bir şeye temas ediyor. Peygamberimiz (sav) buyuruyor ki: “İtaat; hakka, hayra, fazilete aykırı gelmeyan emirleredir. Allah ve Resulullah’a (sav) karşı isyan mahiyetinde bulunan emirlere itaat yoktur.” İçki üreten, şarap üreten, zina üreten, faiz üreten, tefecilik üreten bir amire itaat yoktur. Kimeymiş itaat? Kur’an hükmüyle, Kur’an nizamıyla, Allah’ın nizamıyla, Allah ve Muhammed (sav)’e tabi olarak devleti idare eden emiredir itaat. Hz. Ömer gibi, Fatih Hz.leri gibi, Yavuz Sultan Selim gibi emir ve sultanlara. Bir gün gelecek bu dinin sahibi. Allah, o günleri görebilecek bir ömür bize versin de biz de o günleri görelim. Bu Kur’an’a sahip çıkanın gelişini, nizama uyuşunu, o Kur’an ve Sünnet yaşantısını Allah bizlere de göstersin. Şu sokaklar, şu çarşı pazarlar, şu sporlar, eğlenceler, televizyonlar hepsi İslamlaşacak. Oralarda Allah ve Resul’ü anlatılacak, Kur’an anlatılacak. O gün de bir gün gelecek.

Hz. Muhammed (sav) 13 sene Mekke’de emir bekledi. Vakta ki hicret emri geldi, Medine’ye hicret etti oraya yerleşti Peygamberimiz. Hatta daha Medine’ye varmadan Kuba Mescidi’ni inşa ettirdi. Müslümanlar etrafında toplandı. Mekke’den hicret edenler, etraftan müslüman olup gelenlerin bütün hepsi Medine’ye toplandılar. Öyle bir nurlu ümmet teşekkül etti ki, öyle bir kuvvet güç teşekkül etti ki, düşmana karşı koyma gücünü verdi Allah. Hatta bu güç ve kuvvet kısa zaman sonra Mekke’yi fethetti. İslam alabildiğine yayıldı, Arap Yarımadası putperestlikten kurtuldu. İslam, bütün cihana yayıldı. İslam, bügüne kadar geldi, bugünden de kıyamete kadar devam edecek. Kur’an’ın bir harfi değişmeyecek. Kur’an ebedidir. Kur’an Peygamberimiz (sav)’in en büyük mucizesidir. Çünkü o Allah’tan Peygamberimize geldi. Oradan da yeryüzüne yayıldı.

Allah’ım! Bu karan’ın mizamını yeryüzüne yay. Şu küfrü perişan eyle, şu küfrü yık, şu isyanı boz, temelini yerle bir et ya Rabbi. Müslümanlara birlik ve beraberlik ver, Alem-i İslam’a birlik ve beraberlik ihsan eyle ya Rab.

Allah hepinizden razı olsun.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

 

Scroll To Top