İslam Kardeşliği

cooperation-in-islamIrkı, dili, rengi, vatanı ne olursa olsun İslam bütün Müslümanları diğerinin kardeşi saymış ve bu kardeşliği kan birliğine dayanan soy (nesep) kardeşliğinden üstün saymıştır. Bu suretle yekdiğerinin kardeşi olduğunun şuuruna sahip olan müslüman fertlerden meydana gelen topluluğa ümmet ismi verilmiştir. Bizler Hz. Muhammed (sav)’in ümmetiyiz. Doğudan batıya, kuzeyden güneye bütün dünyada Lailaheillallah diyen herkes bizim kardeşimizdir. Nerede bir müslüman varsa, orası bizim vatanımızdır. Kanı, bizim kanımız; namusu, bizim namusumuz; şerefi bizim şerefimizdir. Takdir edileceği gibi; insan namusu, vatanı, dini için yaşar. O halde nerede bir müslüman saldırıya uğramışsa onu savunmak, onun yardımına koşmak boynumuzun borcudur.

“Kendiniz için istediğinizi müslüman kardeşiniz için istemedikçe gerçekten iman etmiş sayılmazsınız…”

İki milyarlık İslam Alemi’nin iç parçalayıcı görüntüsünü düşündünüz mü hiç? Bir uçtan bir uca bütün İslam dünyası zillet ve meskenet içerisinde… Müslümanlar öz yurtlarında garip, öz vatanlarında perişan. İslam’ı yaşamak isteyenler nerede olursa olsun hep zorlukla karşılaşırlar ve mücadele etmek zorunda kalırlar.

Afrika’da müslümanlar, misyonerlerin, batılı sömürgecilerin tehdidinde… Onca zengin kaynaklarına rağmen barbar Avrupalılar yüzünden aç, çıplak… Afganistan’da müslümanlar neye, niçin, ne şekilde muhatap olduklarını anlamlandırmış değiller. Orta Asya müslümanları Rusların hegomonyasından kurtulduk derken yeni bir sömürüyle karşı karşıyalar. Barbar Batılıların iştahını kabartıyorlar… Onların hasret kaldıkları özlerine dinlerine, dönmelerine fırsat verilmiyor.

Sayıları kırkı aşan diğer islam ülkelerinin idarecileri batıcı-laik kimlikleriyle halklarının iradelerini yansıtmıyorlar. İslam ülkeleri arasında birlik, beraberlik, dayanışma hayal olmaktan öteye geçmiyor… İslam aleminin her zaman kanayan büyük bir yarası vardır. Dün Bosna, bugün Irak yarın kim bilir….

İslam alemi ise bakmakla yetiniyor. Müslümanların içi sızlamıyor… Müslümanlar uyuyor… İslam Alemi’nin bu ahvaline dur diyecek müslümanlar neredesiniz?

İslam Alemi; kimliğini, özünü bulmadığı, Kur’an’a dönmediği müddetçe daha nice Bosna’lar, Somali’ler, Irak’lar, Afganistan ‘larla karşılaşacağız. Gözümüzün önünde kardeşlerimizin ırzına geçiliyor, insanlar hayvan gibi boğazlanıyor, namusları kirletiliyor…

Nerede vicdanımız?  Sızlamıyor…

Nerede imanımız? Coşmuyor…

Nerede kahramanlığımız? Sindirilmişiz…

Çare nedir? Çare: Rabbimize kul olmaktır. Çözüm: Allah’ın hakimiyetini kabul etmektir.

Çevir yüzünü çevir pisten, kirden, çamurdan. Kıbleye dön kardeşim, feyiz al ilahî nurdan. Bu gidiş hayra değil, kalbine taze kan bul. Karanlığa yüz çevir, Muhammed Mustafa’ya dön…

Allah Resulü (sav) ashaba şöyle dedi:

“Allah’ın öyle kulları vardır ki, yarın yevmu’l-mahşerde herkesin can derdine düştüğü, karıncalar gibi birbirlerini ezdikleri, itişip kakıştıkları zaman bir kısım insanlar tahtlar üzerinde oturacaklar.”

Ashab:

“Ya Resulallah, onların amelleri nedir?” diye sorduğunda bakınız Allah’ın Resulü bize ne müjde veriyor:

“Onların amelleri, sevdiklerini Allah için sevmeleri, sevmediklerini Allah için sevmemeleridir. ”

Biz birbirimizi Allah için seviyoruz. Ya Rab, bizleri bu yolda daim eyle. Bizleri bu yola layık eyle. Bu yola layık olmaya çalışalım. ‘Namaz kılıyorum, zikir çekiyorum, teheccüde kalkıyorum, işrak, duha, evvabil kılıyorum’ deme. Senin o ibadetin bir zerre kadar bile değil. Fakat sen Allah’ın rahmetinden umudunu kesme. Korkuyu da elden bırakma.

Peygamberimiz buyuruyor ki:

“Bir topluluk kıyamet gününde, mahşer meydanında herkes birbirini ezip dururken, itişip kalkışırken, üzülüp ağlarken, köşklerde saraylarda kürsüler üzerinde tahtlar üzerinde oturacaklar.

“Ya Resulallah onlar ne amel işlediler ki bu mertebeye ulaştılar. Bize de söyle biz de o ameli yapalım onlar gibi olalım?” diye sorunca ashab,  Peygamberimiz (sav):

“Onlar, aralarında bir kan bağı veya hısımlık olmadığı halde Allah için birbirlerini seven müminlerdir. Birbirlerini menfaat mukabili sevmediler. Ancak Allah için sevdiler. Allah hakkı için onların yüzleri pek ziyade nurludur ve onlar nurdan minberler üzerinde oturacaklar. Onların ameli, birbirlerini dünyada Allah için sevmekti.

Biz de birbirimizi Allah için sevelim. Allah’ım bizi rızadan ayırma bizi Muhammedinden ayırma  bizi komşu eyle O Sultana. Bizi onun civarından ayırma. Çünkü Allah için birbirini sevenleri Allah kendi dostu kabul ediyor, veli kullarının arasına koyuyor. Dostları hakkında Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:

“Haberiniz olsun ki Allah dostları , velileri için asla korku yoktur. Onlar mahçup olmazlar.” Yunus: 62

Onlara bir zarar erişmeyecek erişmeyip korkmayacaklar. Korkutmayacağım onları diyor Cenab-ı Hak. Onların istekleri geri çevrilmeyecek, bütün duaları kabul edilecek, onlar böylece mahzun olmayacaklar. Onlar Allah’ın veli kullarıdır. Onlar Allah’ın dostlarıdır. Allah’ım sen onları bize de sevdir. Onları sevenlerden eyle bizi.

Bir kişi müslüman kardeşini Allah için severse, ikisi de cennete gider. Peygamberimiz (sav) buyuruyor ki:

“Bir kişi yola koyulmuş bir kasabaya gidiyor. Allah, o yola koyulan kişiye insan suretinde bir melek gönderiyor. Elçi o kula soruyor:

“Nereye gidiyorsun?”

“Bu kasabaya gidiyorum kasabada bir arkadaşım var.”

“Peki arkadaşında bir menfaatin mi var, ondan bir alacağın mı var? Niçin oraya gidiyorsun?”

“Hayır, o arkadaşımı Allah rızası için seviyorum. Bu yüzden ziyaretine gidiyorum.” Melek:

“Ben Allah tarafından gönderilen bir elçiyim. Siz birbirinizi Allah için sevdiğinizden O, ikinizi de cennetle tebşir ediyor.“

Dünya için birini sevenlerin  menfaatleri bitince sevgileri de biter. Üstelik aralarında kavga ve gürültüler eksik olmaz. Bir kumar masasına arkadaşça oturanlar kanlı bıçaklı düşmanlar gibi kalkıyorlar. Şeytanın hilesine aldanıp içki kumar vb. alemlerde arkadaş olanların dostlukları da çok çabuk bozulur. Çünkü Allah Resulü (sav) buyurmuş: “İçki kötülüklerin anasıdır.” İçki üzerine hiç dostluk olur mu?

Birbirimize sahip çıkmalıyız. Allah için kardeşliğimize ve kardeşlerimize sahip çıkmalıyız. Müslüman olarak birbirimize sahip çıkacağız dinimize sahip çıkacağız. Çoluğumuza çocuğumuza sahip çıkacağız.

Mümin kardeşini seveceksin, müslümanı seveceksin, müslümana selam vereceksinn, müslümanı bağrına basacaksın. Müslümanı Allah için seveceksin, namaz kılanı seveceksin,  oruç tutanı seveceksin. İçki içeni sevmeyeceksin. Zina edeni sevmeyeceksin. Faiz yiyeni sevmiyeceksin. Onlara da emri bil maruf nehyi anil münker yapacaksın. İyilikle güzellikle yumuşak bir dille  tebliğ yapmalısın: “Sakın içki içme ha haramdır, vücudunu zehirlersin, narda yanarsın” demelisin.

Kulların birbirlerinin üzerinde hakları hukukları var. Komşu komşuya, akraba akrabaya, Müslüman kardeşine. İlk önce bir Müslüman kardeşin üzerine düşen vazifesi nedir? Bir Müslüman kardeşine karşılaştığı zaman ilk önce ona selam vermelidir. Allah’ın selamını onun üzerine göndermelidir. Allah’ın rahmetini onun üzerine  göndermelidir. Allah’ın rahmeti o kadar geniş ki kafirler de o rahmetten faydalanıp lokma yiyor. Allah o kadar merhametli.

Daima davetine icabet etmelisin. Üşenmeden  kardeşinin davetine uyman gerekir. İcabet sünnettir. Müslüman müslümanı öyle sevmelidir ki onu kendine tercih etmelidir. Müslümanlar bir binanın taşları tuğlaları gibidir yekdiğerini tamamlar. Müslüman bir vücut gibidir, vücut. Vücutta bir aza ağırdığında bütün vücut sıkıntı çeker. Herhangi bir yerin ağırdığı zaman vücutta ki bütün azalar o ağrıyı, o acıyı paylaşıyor. Bütün azaların o hastalığı paylaşıyor. İşte Müslüman da Müslüman kardeşinin derdiyle böylece dertlenecek. Hoşnutluğuyla hoşnut olacak. Gülmesiyle gülecek, sevinmesiyle sevinecek. Kardeşinin başına bir musibet bela geldiği zaman hemen onun yardımına koşacak, yardımca olacak.. Aman banane canım demek iman zaafiyetinin sonucudur. Komşumuz hastalanıyor ve ölüyor. Öldüğü ve musalla taşına geldiği zaman komşumuzdan haberimiz oluyor. Böyle komşuluk olur mu? Böyle Müslümanlık olur mu? Soracaksın filan arkadaş nerededir?

Efendim Hayri Baba Hazretlerinin (ks) her hafta ziyaretine giderdim, her hafta. Gider elini öper duasını alır dönerdim. O zaman görevliydim, fazla kalamıyordum yanında. Cumartesi izinim vardı. Cumartesi de zikirlere gidiyordum. Bazı gün de haftada gidemiyordum. Ertesi hafta ziyaretine vardığım zaman: “Evladım merak ettim, hastalandı mı, başına bir iş mi geldi, bu evlat neden gelmedi?” Neden? Her hafta gittiğim için, bir hafta gitmediğimde  merak ediyordu.

Müslüman kardeşini düşüneceksin. Bu Müslüman kardeşim kaç haftadan beridir zikirlere gelmiyor, sohbet zikir halkalarında yok. Bu arkadaşınızı arayıp buldunuz mu, sordunuz mu? Yanına gittiniz mi, hasta mı, öldü mü kaldı mı? Başında bir felaket mi geldi? Yoksa başına bir musibet, darlık mı var? Bir hastalık mı var? Bir musibet mi var diye paylaşacaksın. Banane demek yok.

Müslüman kardeşin hastalanırsa ziyaretine gideceksin. Senden önce vefat ederse, cenazesinde hazır bulunmalısın. Cenazenin arkasından gidecek, yakınlarına taziyede bulunacaksın.  Cenaze namazında bulunmanın sevabını bir bilseler taa  uzak mesafelerden gelirler. Sevaba nail olabilmek için didinirler.

Senden bir şey istediği zaman vermen, sorduğu zaman onu irşad etmen Onun bulunmadığı bir mecliste gıybetini yapmaman ve onu gıyabında savunmanda, müslüman kardeşinin senin üzerindeki haklarındandır. Kendin için istediğini mü’min kardeşin için de istemelisin. Müslümanlık herkesin hevasına göre değil, Allah ve Rasulünün muradına göredir. İslamı, Kuran’ı ve sünneti yaşamak gerekir.

 “Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin arkadaşları birbirlerinin velileridir. İyiliği emredip kötülükten alıkoyarlar. Onlar namazı dosdoğru kılarlar, zekatlarını da verirler. Onlar Allah ve Resulüne itaat ederler. İşte onlar yok mu? Allah onları esirgeyecek, günahlarını bağışlayacaktır. Şüphesiz ki Allah aziz ve hakimdir.” (tevbe: 71)

Mümin erkeklerle mümine kadınlar bibirlerinin arkadaşları, yardımcıları ve dostlarıdır. Onlar birbirlerinin noksanlarını tamamlarlar. Onlar iyilikleri emreden, kötülükleri men eden müminlerdir. Bizleri de Allah onlardan eylesin.

Peygamberimiz (s.a.v):

“Müslüman o kimsedir ki müslümanlar onun elinden ve dilinden salim olur, hiç kimseyi eliyle ve diliyle incitmez. Allah bizleri de o emin müslümanlardan eylesin (amin).

Allah ondan razı olsun Enes bin Malik rivayet ediyor. Peygamber Efendimiz (sav) bir defasında şöyle buyurdular:

“Dört şey müslümanın müslüman üzerindeki haklarındandır:

  1. İyilik yapanlara yardımcı olmak.
  2. Günahkarların günahları için onların arkasından dua etmek. (Biz bütün ehli imana dua ediyoruz. Yolunu, izini kaybetmiş kullara dahi dua etmeliyiz.)
  3. Şeriat esaslarına sırt çevirenleri, İslam’a davet etmektir.
  4. Günahlarından dönenleri, bir daha dönmemek üzere tevbe edenleri sevmekdir.”

Bir kişi namaza başlamış, oruca başlamış, tarikata intisab etmiş, ders almış, halka-i zikire geliyorsa, önceki hayatı nasıl olursa olsun onu sev. Müslüman kardeşinin hataların örtmekte gece gibi ol.

Ebu Hureyre Allah ondan razı olsun bir defasında ey Allah’ın Resulu bana faydalanacağım bir şey öğütle dedi. Resulullah (sav) Efendimiz buyurdular ki:

“Müslümanların geçeceği yerlerden onlara eza cefa verecek şeyleri kaldır, yolları temizle. Kim yoldan Müslümanlara eza cefa veren bir şeyi giderirse Allah bu sebeple ona sevap yazar Allah kime sevap yazarsa ona o sevabı sebebiyle cenneti vacib kılar.”

Biz de yollara çöp atıyoruz. Müslüman çöpünü Müslüman komşusunun bahçesine atıyor. Arsasına, tarlasına, yerine tecavüz ediyor. Müslümanların geçeceği yerlerden onlara eza cefa verecek şeyleri kaldır.

Karınca, köpek, kedi, gibi hayvanlara, bitkilere ve bütün varlıklara merhamet eden de cennete gider. Allah’ım, bizleri de merhametli kullarından, cömert kullarından, güzel ahlaklı kullarından eyle. Bizleri bu yolda daim eyle. Bizlere bu yolda engel çıkarma ya rabbi. Ayaklarımızı kaydırma ya rabbi sana gelen yolda ayaklarımızı sabit kıl. Münafıkların, fasıkların ve her türlü fitnenin şerrinden bizleri ve alem-i islamı  muhafaza eyle (amin).

Eşşeyh Hacı Hafız Mustafa ÖZGÜR (K.s)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

 

Scroll To Top