İbadet

maide_suresi_92-allaha-itaat-edin-karsi-gelmekten-sakininİbadet, insanoğlunun yaratılış gayesidir. İhtiyaçların en büyüğüdür. İbadetler hayatla içiçe bulunur. Hayat onlarla renklenir, tazelenir. İnsan aciz ve güçsüz kaldığı anlarda Yüce Yaratıcısından yardım dilemek, en yalnız kaldığı zamanlarda O’nu yanında ve şahdamarından da yakın bulmak mutluluğunu yaşar.

Ölüm ötesine insanı ancak ameli götürebilir. Malı, dostları, akrabalar, şöhret burada kalır. Cenab-ı Hakk şöyle buyurmuştur: “Her kim Rabbine kavuşmayı dilerse salih bir amel işlesin ve Rabbine yaptığı ibadete hiç bir şeyi ortak koşmasın…” (Kehf: 110)

Cenab-ı Hakk’ın bizim ibadetlerimize ihtiyacı mı var, haşa. Senin ihtiyacın var. Sen Allah’ ın kulusun. Cenab-ı Hak sana görev vermiş; ‘Ey kulum, beş vakit namazı kılmak mecburiyetindesin.’ Bu görev verilmiş, mazeret yok namaza. Hastasın, sırt üstü yatıyorsun. Namazı kıl! Abdest alamıyorsun, özrün var. Teyemmüm al, diyor. Teyemmümü de farz kılmış Cenab-ı Hak. Kolaylığı görüyor musun? Oruç tutamıyorsun, hastalığın iyileştikten sonra gününe gün tut, diyor Cenab-ı Hak. ‘Ey kulum, sen orucunu yedin mi, hasta da olsan altmış gün tutacaksın demiyor Cenab-ı Hak. Allah’ın adaletine yakışmaz bu iş. ‘Hastalığı ben verdim, o altmış günü senden kaldırıyorum. İyileşip hastalığın şifa bulduğu an gününe gün tutarsın. Kaç gün yedin? On gün. On gün tutarsın. Kadın hastalıklarında Cenab-ı Hak, hayız ve nifas gören kadınların beş vakit namazını bile affediyor. Bir kadın çocuk doğuruyor, dünyaya getiriyor. Kırk gün nifaslı. ‘Yasak namaz kılmak, oruç tutmak.

Fakat ey kulum sen hayızlı ve nifaslı zamanında geçirdiğin ibadetleri kaza edeceksin. Namazdan muaf tutuyor seni. Şu adalete bak. Niye? ‘O hastalığı ben verdim. Ben emrettim, evlen. Evlendin. Dünyaya çocuk getirmeyi ben yarattım. Ben halk ettim. O adalet benimdir.’ Cenab-ı Hak ibdetlerde o kadar kolaylık nasip etmiş ki! Hiçbir kul ben namaz kılamam diyemez. Ama kılmayan kılmıyor. Mütekebbirler namaz kılmaz. Pantolonunun ütüsü bozulur, kıravatı bozulur. Camiye gelmekten ürken insanlar var. Camiye gelen insanlar onlara göre mürteci, gerici, yobaz. Ama camiye gelen insanlar faziletli, değerli, şerefli insanlar. Niye? Allah’a yakın insanlardır. Allah’ı zikreden, Allah’a secde eden insanlardır. Cenab-ı Hak, kulum bana secde ettiği an ona şahdamarından da yakınım, diyor. Elbette kul şereflidir, elbette değerlidir. ‘Kulum bana secde edip kıyamda durduğu zaman, o namazı kıldığı zaman, tüyleri ürperdiği zaman, o kulumla beraberim’, diyor Cenab-ı Hak.

Eşşeyh Hacı Hafız Mustafa ÖZGÜR (K.s)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

 

Scroll To Top