Faiz

Faiz

  • Soru: Ribâ, (Faiz) mevzusunda genel olarak bahsetmek gerekirse neler söyleyebiliriz, Ribânın yani faizin haramlığı konusunda? İslam’ın faize bakışı nasıldır?
  • Cevap: Faiz, Kur’an’da “ribâ” olarak geçiyor. Haram olduğunu beyan ediyor Cenab-ı Hakk sureyi Bakara’da. Ayet-i celile ile sabittir: “Faiz yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar. Bu hal onların “Alım-satım tıpkı faiz gibidir” demeleri yüzündendir. Hâlbuki Allah, alım-satımı helal, faizi haram kılmıştır. Bundan sonra kime Rabbinden bir öğüt gelir de faizden vazgeçerse, geçmişte olan kendisinindir ve artık onun işi Allah’a kalmıştır. Kim tekrar faize dönerse, işte onlar cehennemliktir, orada devamlı kalırlar.” “Allah faizi tüketir (Faiz karışan malın bereketini giderir), sadakaları ise bereketlendirir. Allah küfürde ve günahta ısrar eden hiç kimseyi sevmez.  “Ey iman edenler! Allah’tan korkun. Eğer gerçekten inanıyorsanız mevcut faiz alacaklarınızı terk edin.” “Şayet (faiz hakkında söylenenleri) yapmazsanız, Allah ve Resulü tarafından (faizcilere karşı) açılan savaştan haberiniz olsun. Eğer tevbe edip vazgeçerseniz, sermayeniz sizindir; ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz.” (Bakara Suresi: 275–279)   Cenab-ı Allah (c.c.), Kur’an’da Bakara suresinde geçen bu ayeti celilelerde beyan etmiş ve ribayı yani faizi açıkça haram kılmıştır. Kur’an’da, Sünnette, İcmada kesinlikle haram olduğu açıkça beyan edilmiştir. Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisinde buyuruyor ki: “Riba (Faiz) haram kılındığı günden itibaren kıyamete kadar haramdır.” Bu hadis-i şeriftir. Ribaya yani faize hiçbir müfessir, hiçbir âlim, hiçbir bir muhaddis te’vil getiremez, dinden çıkar.

  • Soru: Günümüzde esnetildiği gibi hiçbir esneklik kabul etmiyor.
  • Cevap: Günümüzde birçok kurum neredeyse caizdir diyebilecek kadar ileriye gitmiştir. Bu kesinlikle haramdır, yasaktır. Cenab-ı Hakk kesinlikle yasaklamıştır, Peygamber Efendimiz (sav), faiz yasağı ile ilgili emir geldiği zaman ashaba emretmiş buyurmuştur ki: “Faizi ayaklarımın altına aldım ve kaldırdığım ilk faiz Amcam Abbas’ın faizidir.” Peygamber Efendimiz (sav)’in ayağının altına aldığını açıkça beyan ettiği bir şeye kim, başka bir yorum getirebilir? Kimin haddinedir?

  • Soru: Şunu da söyleyenler var genelde: “İşte yaşlıyım, birikmiş bir param var, emekli ikramiyem var, ben bunu yastık altına koysam yok olma, kaybolma sıkıntısı var. Sıkıntıyı yok etmek için ben de götürüp bankaya yatırıyorum. Faizsiz yatırabilir miyim, güvence altında olabilmesi için?”
  • Cevap: Faizsiz yatırabilir. Bankalarda özel kasalar vardır, kiralık kasalar var. Bu bankalara yatırıp ben paramın faizini istemiyorum. Fakat günümüzde acınacak öyle çok durumlar var ki bir kere şahit oldum ben. Almanya’da Hannover şehrinde bir arkadaşımız bir cami dernek başkanımız anlattı bize. Bir kardeşimiz üç yüz bin Mark yatırmış bankaya. O zamanın hesabına göre, arkadaşın anlattığına dediğine göre bu üç yüz bin markın faizi otuz bin mark tutuyormuş. Bu Müslüman kardeşimiz bu parayı bankadan tamamen çektiği zaman oradaki memur diyor ki: “Arkadaş senin burada paranın faizi var bunu almıyor musun?” “Hayır, bizim dinimize göre haramdır” demiş ve faizi almamış. Gelmiş bir hoca efendiye anlatmış. —onu da burada altını çizerek anlatıyorum- Hoca efendi: “Ne yaptın sen, hata ettin, git o parayı getir bize” demiş. Adam gitmiş tekrar bankaya “ben paramın faizini alacağım” deyince Alman memur diyor ki: “Biz onu kilise projesine kattık! Artık o parayı alamazsın. Hakkını kaybettin.” Bu da çok önemli bir şey, bunu da söyleyen bir hoca efendi. O kadar kendi indi fikrine göre faize açıklık getiriyor ki, yiyebiliriz de diyenler var.

  • Soru: Getir dediğine göre…
  • Cevap: Hatta ben bir görev yaptığım tarihte -isim vermeyeceğim- bir İslam cemiyetinin, toplumunun başında olan bir hoca efendi diyanet başkanına gidiyor ve diyor ki: “Efendim faiz yenilebilir(!), caizdir.” Hatta şunu da diyor: “Türkiye daru’l-harptir, faiz yenilebilir.” Bir gazetede biz de bunu gördük, okuduk. 

  • Soru: Bunu diyanet işleri başkanına mı söylüyor?
  • Cevap: Evet. Diyanet işleri başkanı (Allah kendisinden razı olsun) da aynı benim okuduğum hadis-i şerifi beyan ediyor ve şunu diyor: “Allah (c.c.) ın faizi haram kıldığı günden, saatinden, dakikasından itibaren kıyamete kadar haramdır.” Dediği zaman bu diyanet işleri başkanını telefonla görevden aldılar. Bu da gerçekten acınacak bir durumdur.

  • Soru: Faizle ilgili hükmü esnetmemesi gerektiğini, ilk indirildiği andan itibaren kıyamete kadar haramlılığının devam edeceğini hadis ile söylemiş. Biz de bunu kabul ediyoruz. Kendi çıkarları için kullanmak isteyenler var.
  • Cevap: Evet, kendi çıkarları için kullanmak isteyenler var ama İslam bunu asla kabul etmiyor, etmeyecek de. Kim ne amaç uğruna esnetmeye çalışırsa çalışsın hiçbir geçerliliği yoktur.

  • Soru: Faizi meşru saymaya çalışanların dayanağı olan soruyu soracak olursak, Türkiye daru’l-harptir denilebilir mi?
  • Cevap: Camilerimizde serbest namaz kılınıyor, kurslarımızda serbest Kur’an öğretiliyor, imam-hatiplerimiz serbest, zikirlerimiz serbest. İstediğimiz şekilde hür bir şekilde ibadet yapıyoruz. Buna nasıl darul harp diyebiliriz ki? Bu kişilerin bu sözlerine ben katılmıyorum. Kur’an’ımız serbest okunuyor. Ezanımız serbest okunuyor, namazlarımızı serbest rahatlıkla kılıyoruz.  Bu yüzden Türkiye daru’l-harp değildir.

  • Soru: Faizin haram kılınmasının sebeplerini sayabilir miyiz nelerdir?
  • Cevap: Çalışmadan, terlemeden, yorulmadan sırtüstü yatarak para kazanmak emek vermeden terlemeden kazanmak, bu faizin ta kendisidir. Faiz üretimi engeller, karz-ı haseni öldürür. Birbirine borç vermeyi ortadan kaldırır. İşsizliği körükler. İnsanların sömürülmesine yol açar. Hayatın, kazancın bereketini ortadan kaldırır. Mesela adam bankaya para yatırıyor, yetkili soruyor diyor ki: “günlük mü yatırıyorsun, aylık mı, senelik mi? Haberlerde de duyuyorum, günlük faiz var gecelik faiz var, aylık faiz var. Tesettürlü bir hanım efendiye kulak misafiri oldum. Parasının faizini alıyor. Ben de geldim sohbetimde bunu beyan ettim: “Ey cemaat paralarınızı Müslüman olarak faize yatırıp faizini alıyorsunuz. O anapara orada duruyor, siz bankadan faizini alıyorsunuz, bu haramdır” deyince o hanımefendi gitmiş bankadan parasını çekmiş getirmiş:  “Hoca buna haram diyor. Ben şu ana kadar haram olduğunu duymamışım.” Bir de baktım, bu hanımefendinin torunu geldi: “Hocam sen ne yapıyorsun, bizi açlıktan öldürecek misin? Babam ölmüş emekli parası anama kalmış biz o paranın faizi ile geçiniyoruz.” Biz de adama faizin haram olduğunu o parayı yiyemeyeceğini söyledik. Çünkü Allah (c.c.) haram kılmıştır. Peygamber Efendimiz (sav) hadisinde, haramla beslenen bir vücudu ancak cehennemin temizleyeceğini beyan ediyor. Bunların hiç biri bile olmazsa, Allah (c.c.) haramdır dediği için haramdır. Kimsenin başka bir sebep aramaya hakkı ve yetkisi yoktur. Bu Ayet-i Celile ile sabittir. Hadis şerif ile sabittir. Müfessirler, muhaddisler ve âlimler dahi buna kesinlikle farklı bir yorum getiremezler. Yüce Allah (c.c.) buna haram dediyse mutlaka kulların bunu yememesi için demiştir. Yemesinde sakınca olduğu için, Yüce Allah (c.c.) kullarının zararına olduğunu bildiği için haram kılmıştır. Zaten Kur’an-ı Kerim’in iniş sebebi, Peygamber Efendimiz (sav)’in gönderiliş sebebi nedir? Allah (c.c.) kullarını iyiliğe, doğruluğa, güzel ahlaka, birliğe, beraberliğe, kardeşliğe, hoşgörüye davet etmek için Kur’an’ı ve Peygamber Efendimiz (sav)’i göndermiştir. Ne kadar ihtiyaç olursa olsun, ne kadar ihtiyaç sahibi olunursa olunsun faiz kesinlikle helal kılınamaz. Kimse te’vil getiremez. Buna Hz. Ebu Bekir (ra)’ı örnek verebiliriz. Ebu Bekir-i Sıddık (r.a) hizmetçisine her gün yemeği sorarmış: “Bu yemek nereden geldi?” diye. O gün sormamış, ağzına alıp çiğneyip yuttuktan sonra hizmetçisine yemeğin kaynağını sormuş. Hizmetçisi: “Ey Ebu Bekir, ben köle iken kâhinlik yapıyordum onu da beceremiyordum, o parayı kâhinlikten almıştım. Hz. Ebu Bekir-i Sıddık (r.a) bunun şüpheli bir lokma olduğunu anlayınca parmağını boğazına sokarak geri çıkarıyor.  Bunu gören arkadaşları diyor ki: “Ey Ebu Bekir, bir lokma için niye canını çıkarıyorsun?” Diyor ki: “Vallahi bilsem ruhum çıkacak yine o lokmayı damarımdaki kana göndermem. Çünkü Rasulullah (sav)’den duydum ki bir lokma haram yiyenin kırk gün duası kabul edilmez. Yani Sahabe-i kiram efendilerimiz, Allah (c.c.) dostları İslam’ı uygulamışlar, Kur’an’ı Kerimi uygulamışlar sünneti uygulamışlar, Peygamber Efendimiz (sav)’in ahlakını uygulamışlar. Hiç kimse bu yollara bir te’vil getirmemiş. Bugün bazıları kendi çıkarlarına göre faiz yenilebilir diyorlar. Nedeni sorulunca da ‘Türkiye daru’l-harptir’ diyorlar. Hayır efendim, bu doğru değildir. Faiz her zaman haramdır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

 

Scroll To Top