Davete İcabet

Davete İcabet

  • Soru: İslam’da davete icabet etmek nasıl olur? Bu konuda ki görüş ve hükümler nelerdir?
  • Cevap: İslam’da davete icabet etmek sünnettir. Peygamber Efendimiz tarafından da bildirilmiştir. Eş, dost, ahbap, yakın arkadaşın davetine icap etmek sünnettir.

  • Soru: Önemine binaen davete icabet vaciptir diyenler de var.
  • Cevap: Evet, daveti terk etmek de günahtır.  Mazeretsiz gitmiyorsa eğer, o anda, o durumda günah kazanıyor demektir.

  • Soru: Peki bu davet ve toplantılarda günah işleniyorsa ne yapılmalı?
  • Cevap:  O zaman gitmemek gerekiyor.

  • Soru: Katılmak caiz midir?
  • Cevap: Caiz değildir.

  • Soru: O zaman gideceğimiz toplantının, davetin şekline bakacağız.
  • Cevap: Evet. Eğer İslam’a, Sünnete uygunsa davete icap etmek sünnettir, duruma göre vaciptir. Eğer sünnete uygun değilse haram işleniyorsa, içkisi, kumarı, çalgısı, kadını, kızı, erkeği birbirine karışmışsa, Allah’ın yasakladığı herhangi bir şey işleniyorsa davete icap etmek caiz değildir.

  • Soru:  Peki, bir kişi var gerçekten günah işliyor, haramdan kazanıyor ve haram yemekten çekinmiyor. Bunu da çevresindeki herkes biliyor. Bu şekilde açıktan günah işleyen günahkâr birisinin davetine icabet edilir mi?
  • Cevap: Gitmemek daha uygundur.  Davetine icabet etmemek daha uygundur.

  • Soru: Bu daveti yapan insan müslüman değil de gayri müslim, kitap ehli bir Hıristiyan veya Yahudi bir kimse ise böyle bir kişinin davetine icabet edilebilir mi?
  • Cevap: Davetine gidilebilir. Kitap ehli olduğundan dolayı gidilebilir.

  • Soru: Az önce söylediğimiz şartlar burada da geçerli değil mi? Yani sünnete uygun olması açısından.
  • Cevap: Tabi. Eğer orada içki varsa, çalgı varsa, sünnete uygun değilse, o yere gidilemez, ama sünnete uygunsa gidilir. Çünkü Hasan-ı Basrî (k.s.) Hazretlerinden bir örnek verebiliriz. Diyor ki: “Yahudi bir komşum vardı benim, kurban kestiğim gün, kurban etinden ilk olarak Yahudi komşuma ikram ettim.” İşte bu kişi yani Hasan-ı Basrî bir gün hastalanıyor. Yahudi komşusu soruyor: “İmam nerede?” İmamın hasta olduğu söylenince, İmamın evine ziyaretine gelmiş, yanına oturmuş. Hal hatır sorduktan sonra içerde ağır bir koku olduğunu hissetmiş ve: “Ya imam burada ağır bir koku var, bu nedir?” diye sormuş. “Yok, bir şey.” “Seni beni yaradan Allah aşkına nedir bu ağır koku?” İmam: “Senin tuvalet çukurundan duvarın altından benim eve pislik sızıyor, lağım sızıyor” deyince, “Niçin söylemedin bana?” diye soruyor Yahudi komşusu. İmam: “Korktum ki incinirsin” deyince, “Senin dinin bunu mu emrediyor ey imam?” “Evet” diyor. O yahudi komşu şehadet getirerek İslam’ı kabul ediyor ve iman ediyor. Demek ki Yahudi de olsa, putperest de olsa, ateşperest olsa komşundur, komşuna ikram edeceksin, onun davetine mümkün olduğunca icabet edeceksin. Biliyorsunuz komşuların hakları hukukları vardır. Akraba olan Müslüman komşunun üç hakkı vardır: Akrabalık hakkı, komşuluk hakkı, Müslümanlık hakkı. Müslüman olan komşunun iki hakkı vardır: Müslümanlık hakkı, komşuluk hakkı. Müslüman olmayanın, Yahudi veya putperest olan komşunun da komşuluk hakkı vardır. Ola ki ihtiyacı olduğu zaman ikram etmek mecburiyetindesin. Komşuya gidilebilir ve komşular arasında davete icabet olabilir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

 

Scroll To Top