Kategori Arşivi: Kadiri Tarikatı Halisiye Kolu

Tarikatların Bugünkü Durumu

Bugün baktığımızda tarikatlar arasında aşikar ve aleni olarak büyük kopukluklar, bir birlerini benimsemeyişler benimsemedikleri gibi hakaretlere yaran eleştirmeler, yadırgamalar görmekteyiz. Bunların yegane sebeplerini günümüzdeki tarikat topluluklarının meşru olan şeriat ilimlerinden uzaklaşmış olduklarına bağlayabiliriz. İşte ana sebep budur. Oysa az da olsa şeriat çerçeveleri içinde, şeriat ölçüleri içinde kalan neye mal olursa olsun şeriattan taviz ve ödün vermeyen tarikatların birbirleriyle kaynaştıklarını ... Devamını Oku »

Mürşid-i Kamilin Müridlerine Karşı Vazifeleri ve Halleri Nelerdir ?

Mürşid-i kâmil, mürid olsun olmasın çevresindeki bütün insanlara merhametle, mütevazi, alçak gönüllü ve güler yüzle muamele etmelidir. Aynı zamanda, çevresindeki bütün insanların hali ile tek tek hallenmeli, yerine göre çocukla çocuk, gençle genç, yaşlı ile yaşlı olabilmeli ve onların seviyesine uyabilmelidir. Karşısına aldığı müridinin fıtrat, yaradılış hallerini, halet-i ruhiyelerini manevi basireti ile anlayabilmelidir. Etrafındaki insanların kendisini örnek bir insan kabul edebilmeleri ... Devamını Oku »

Müridin Şeyhine ve Tarikatına Vazifeleri ve Halleri Nelerdir ?

Daha evvel de bahsi geçmişti. Herhangi bir tarikata girip bir mürşidden ders almaya karar veren müridin her şeyden evvel doğru olması doğruluğu kendisine şiar edinmesi şarttır. Yani bu işin, bu yolun başlangıcı doğruluktur diyebiliriz. Nitekim Cenab-ı Hakk Zül Celal Hazretleri Resulü’ne dahi ”Ey Habibim sana emrolunan yolda doğru istikamette ol.” diye vahyetmiştir. Müridin istikameti de dosdoğru olmalıdır ki tarikatına, şeyhine ... Devamını Oku »

İslam ‘da Tasavvuf ve Tarikatların Yeri

Tarikat, tasavvuf ve müridlikle ilgili açıklık getirilmesi gereken bir başka konu da, günümüzde bir kısım insanların, “Resulullah (s.a.v.) Efendimiz zamanında tarikat ve müridlik diye bir şey yoktu, bu olgular sonradan oluştu” iddiaları ile gündeme getirdikleri konudur. Bizler de bu yazmış olduğumuz kitabın her kesimden insan tarafından okunabileceğini düşünerek böyle bir konunun insanların akıllarını ne denli karıştırdığının da bilincinde olduğumuzdan artık ... Devamını Oku »

Gerçek Bir Mürşid-i Kamile Bağlanmanın Önemi ve Gerekliliği

Kâmil bir şeyhten ders almak ona intisab etmek, sefere çıkan her insana daha önceden bu sefere çıkmış tecrübeli bir rehber nasıl şartsa aynı şekilde tüm insanlara böyle bir kâmil insana intisab etmek tabi olmak da şarttır diyebiliriz. Çünkü tasavvuf yolu, tarikat yolu Allah’a giden yolda sefere çıkmak demektir. İnsanoğlu tümüyle topyekun seferde olduğunun farkında olsa, bu seferden dönüşün olmadığını bilse, ... Devamını Oku »

Tarikata İlk Olarak Giren Müridin Dikkat Edileceği Hususlar

Bu yola ilk giren kimseye ilk önce sağlam bir itikad gerekir. Nitekim bu yolda esas olan budur. Ehli sünnet üzere yaşamış ve yaşıyor olanların yolundan ayrılmamalıdır. Zira onların tuttuğu yol, Nebilerin ve Resullerin yoludur. Sahabenin yoludur. Hülâsa: Bu yola ilk giren kimseye gereken Kur’ân’a tabi olmak Resulullah (s.a.v.) Efendimizin sünnetine sarılmak, Kur’ân’ın ve Resulullah’ın gösterdiği yolda hareket etmektir. Bunların emrini ... Devamını Oku »

Müridin Şeyhine Karşı Edepleri

Pirimiz Abdulkadir Geylani Hazretleri müridin şeyhine karşı edebini de şöyle izah ediyor: Bir mürid için başta gerekli olan şunlardır: 1. Dışta (zahirde) şeyhinin emrine aykırı hareketleri terk etmelidir. 2. İçte dahi (ruhunda ve aklında) onun emirlerine itiraz sahibi olmamalıdır. Dış yönü ile itiraz eden kimse, edebini bırakmış olur. İçinden itiraz eden ise kendisini ölüme atmış olur. Müride düşen görev, sonuna ... Devamını Oku »

Müridin Terbiyesinde Şeyhe Düşen Görevler

Gavsul Azam Abdulkadir Geylani Hazretleri (k.s.) müridin terbiyesinde şeyhe düşen görevleri de şöyle sıralamaktadır: Şeyh kendisine gelen bir müridi kendisi için değil Allah için kabul etmelidir. Mürid ile arkadaşlığı hoşça ve nasihat yollu olmalıdır. Ona şefkat gözü ile bakmalıdır. Mürid kendisine yüklenen riyaset görevini kaldıramadığı zamanlarda ona şefkatle davranmalı, bu şefkat bir ananın çocuğuna davrandığı şekilde olmalıdır. Müridi en kolay ... Devamını Oku »

Müridin İhvan Kardeşine Karşı Görev ve Edepleri

Abdulkadir Geylani Hazretleri (k.s.) müridin diğer ihvan kardeşleriyle sohbetinin, ilişkilerinin ne şekilde olması gerektiğini de şöyle sıralamıştır: -Mürid, ihvan kardeşlerine karşı tercihli davranmalıdır. Yani onları kendinden önde görmelidir. Onlara karşı mert davranmalı ve onları daima hoşgörü ile karşılamalıdır. -Onlarla sohbet ederken hizmet etmek gayesi ve şartı ile sohbet etmelidir. -Onlardan hiçbiri üzerinde kendini haklı görmemelidir. Hiçbirinden hak talebinde bulunmamalıdır. Onlardan ... Devamını Oku »

Müridin Tarikata Bağlı Olmayan İnsanlara Karşı Edepleri

–    Mürid yabancılarla sohbetinde onlardan sır saklamalıdır. Onlara şefkat ve merhamet gözü ile bakmalıdır. Onların mallarına göz dikmemeli, kendilerine bırakmalıdır. Özellikle tarikat sırlarını onlardan saklamalıdır. –    Onların yersiz hareketlerine (eleştirilerine) karşı sabırlı olmalıdır. Mümkün olduğunca onlarla senli benli olmayı, hoş beş etmeyi kesmelidir. –    Kendisini onlardan daha üstün ve faziletli biri olarak görmemelidir. Kendi kendine şöyle demelidir: ‘Onlar selâmette olan kişilerdir. Allah (c.c.) ... Devamını Oku »

Scroll To Top