Biat ve İntisab

Biat ve İntisab

Mürid, izah etmeye çalıştığımız günlük derslerine ve toplu zikrullahlara devam ettiği, önem verdiği nispette yol alır. Feyiz alır. Müridin, salikin nefsi ancak Allah’ı zikirle, ölümü tefekkürle ve rabıta yolu ile terbiye olur. Ancak bu sayede yaptığı amellerden tad alır. Zikri, tefekkürü ve rabıtası nispetinde ahlâkı güzelleşir, ruhu saadet ve selamete kavuşur.

Mürid kâmil bir mürşidden ders aldığı zaman Allah’a biat etmiş ve söz vermiş demektir. Dersini, zikrini, tefekkürünü ve rabıtasını terk ettiği zaman bu biatını bozmuş ve sözünden dönmüş olur.

Nitekim müridlere ilk derse girdikleri zaman biz de Cenab-ı Hakk’ın Kur’an da “Fetih” suresi onuncu ayetini okuyarak o müride verdiği sözün önemini hatırlatır. Biatını, Allah’a verdiği sözün önemini aktarırız.

Cenab-ı Hakk (c.c.) Fetih suresi onuncu ayetinde şöyle buyuruyor: “Ellezîne yubâyiûneke innemâ yubâyiûnnallah. Yedullahi fevka eydîhim. Femen nekese fe innemâ yenkusu ala nefsih. vemen evfâ bimâ âhede aleyhullahe feseyutîhi ecren azimâ” sadekallahul azim.

Mealen: “Onlar ki seninle biat ediyorlar. Allah ile biat etmiş olurlar. Allah’ın eli onların eli üzerindedir. Herkim sözünden dönerse kendi aleyhine olur. Her kim de Allah adına verdiği sözü yerine getirirse kendisine büyük bir mükafat verilecektir.”

İşte bu ayetle mürid sözünü perçinlemiş demektir. Sözünden dönmesi de Cenabı Hakk’ın (c.c.) buyurduğu üzere kendi aleyhine olur. Cenab-ı Hakk bizleri şeriatın meşru olan ilimlerini özünde toplayıp daha sonra da tarikat ve hakikatin bütün incelik, gizlilik ve güzelliklerine eriştirsin. Amin

Eşşeyh Hacı Hafız Mustafa ÖZGÜR (K.s)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

 

Scroll To Top